"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/ 2870 E., 2022/ 301 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.024,57 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, maddi tazminatın asgari ücretten hesaplanmaması gerektiğine, vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince; tazminat talebinin dayanağı olan Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/50 Esas, 2019/318 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında; terör örgütüne üye olma suçundan 24.07.2016- 07.03.2017 tarihleri arasında 226 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı ,tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği anlaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; maddi tazminatın ihraç tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, manevi tazminatın az olduğu gerekçeleri ile
hükmün maddi tazminata ilişkin kısmının ''8.292,88 TL'' manevi tazminata ilişkin kısmının ''38.000,00TL'' vekalet ücretinin '' 6.818,07 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını ağustos 2016 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.09.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 07.03.2017 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan '' 7676,70 TL'' maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine yazılı şekilde maddi tazminata ve faize hükmedilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.