Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/7297 E. 2026/2910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1643 E., 2022/50 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekil tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 250.000,00 TL maddi tazminat ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5896,80 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 26.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükümdeki maddi tazminat miktarının 7.254,30 TL ve faiz başlangıç tarihinin 14.07.2017 olarak ve vekalet ücretinin 8.243,06 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminatın eksik belirlendiğine, davacının yurt dışı uçak bileti ve yurt dışında kaydolduğu okula ilişkin eğitim ücretlerinin yanması nedeniyle ortaya çıkan zararların maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/203 Esas- 2017/191 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 29.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 18.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, 25.07.2016-18.12.2017 tarihleri arasında 511 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.05.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarının, faiz başlangıç tarihinin ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davacı açısından reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, kabul edilen tazminat miktarının kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Davacının SGK Hizmet Döküm Belgesine göre gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin 4-c li ve açık süre olarak primlerinin yatırıldığı, davacının 15.01.2020 tarihinde göreve iade edildiği ancak 23.06.2020 tarihinde tekrar görevden çıkarıldığı anlaşılmakla; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler içerisindeki maaşının kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği araştırılıp, maaşının ödenmiş olması halinde herhangi bir gelir kaybının bulunmadığı dikkate alınarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Her ne kadar davacının 29.07.2016-18.12.2017 tarihlerinde tutuklu kaldığından bahisle hakkında manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluğun infaz gördüğüne dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Manevi tazminata gözaltı tarihi olan 25.07.2016 tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken 26.07.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,

3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen tazminat miktarının davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

§