"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3965 E., 2022/142 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin yapılan haksız gözaltı, yargılama ve adli kontrol nedeniyle 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında gözaltı kararı verildiği ve adli kontrol tedbiri uygulandığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın bozulması gerektiğine, davacıya hac kurası çıktığı halde uygulanan adli kontrol nedeniyle davacının hacca gidemediğine, bu hususun manevi tazminat gerektiren hususlardan olduğuna, istinaf kararının istinaf taleplerini karşılar mahiyette ve hukuki nitelendirme ve gerekçe yazılarak verilmesi gerekirken, kanuna aykırı olacak şekilde gerekçesiz istinaf kararı yazılmasının bozmayı gerektireceğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/180 Esas- 2019/117 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltında veya tutuklu kalmadığı ve adli kontrol tedbiri uygulanmadığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı vekiline tebliğ edildiği, soruşturma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının gözaltına alınmadığı, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmadığı anlaşılmakla, tazminat talebi yönünden yasal şartlar oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.