Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/7159 E. 2026/2780 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2431 E., 2021/4133 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı, tutuklama, arama, el koyma nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.788,12 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının "6.177,72 TL"ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının "30.000,00 TL"ye, vekalet ücretinin "5.426,66 TL"ye yükseltilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, davanın süresinde açılmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/38 Esas, 2019/296 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 18.03.2017 - 22.06.2017 tarihleri arasında 96 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, 10.08.2017 - 02.11.2017 tarihleri arasında 84 gün tutuklu kaldığı, böylelikle toplam 180 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya 11.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme tarihinden itibaren tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 17.03.2017 tarihinde meslekten çıkarıldığı, göreve iade edilmediği, en son nisan 2017 maaşını aldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- Kamu görevlisi iken 17.03.2017 tarihinde meslekten çıkarılan davacının, son maaşını nisan 2017 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.05.2017 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 22.06.2017 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan "1.754,24 TL" maddi tazminatın, yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 10.08.2017 - 02.11.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı günler için "3.852,81 TL" maddi tazminatın, yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, hükmedilmesi gerekirken, bu miktarların üzerinde kalacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi, gözaltı ve tutukluluğunun iki farklı döneme ilişkin olduğu, bu tedbirler arasında geçen sürelerde davacının tutuklu ya da gözaltında olmadığı ve davacının gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu gözetildiğinde, maddi tazminatın her bir dönem için ayrı ayrı ve faiz başlangıcının da her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Manevi tazminat hesabı bakımından davacının 18.03.2017 - 22.06.2017 tarihleri arasında 96 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, 10.08.2017 - 02.11.2017 tarihleri arasında 84 gün tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutukluluğunun iki farklı döneme ilişkin olduğu, bu tedbirler arasında geçen sürelerde davacının tutuklu ya da gözaltında olmadığı ve davacının gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu gözetildiğinde, manevi tazminatın her bir dönem için ayrı ayrı ve faiz başlangıcının da her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

§