"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2249 E. 2021/3892 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 116.857,95TL maddi ve 1.000.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 13.417,05TL maddi ve 23.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının üzerine Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "23.000,00TL" ibaresinin çıkarılarak, yerine "55.000,00TL" yazılması, hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "5.462,55TL" ibaresinin çıkarılarak, yerine "8.125,00TL" yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/93 Esas, 2019/64 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016-20.06.2017 tarihleri arasında 337 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının artırılması ve değişen tazminat miktarına göre vekalet ücretinin artırılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 16.07.2016 tarihinde açığa alındığı, tutuklu iken görevinden 24.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada ihraç edilen davacının göreve iade edilmediği tespit edilmekle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ihraç tarihinden önce davacının kendi isteği ile 17.07.2016 tarihinde görevden ayrıldığının ve davacıya 2016 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarına ilişkin maaş ödemeleri olarak toplam 38.211,87TL maaş ödendiğinin bildirildiği anlaşılmakla, davacının emekliliğe ayrılıp ayrılmadığı, ayrılmışsa davacının emeklilik tarihinin hangi tarihten başladığının, davacıya ödenen son maaşın hangi aya ilişkin olduğu ve davacıya ödenen maaşların iade alınıp alınmadığı hususlarının araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen bilgi ve belgeler denetime elverişli şekilde temin edindikten sonra;
1-a- Davacının ihraç edildiğinin anlaşılması karşısında, kamu görevlisi iken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 20.06.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden maddi tazminatın hesaplanması ve faiz başlangıç tarihinin de buna göre belirlenmesi,
1-b- Davacının emekliliğe ayrıldığının tespiti halinde ise emeklilik aylığının ne zaman başladığının belirlenmesinden sonra maddi tazminatın, davacının emekli olduğu tarih ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden maddi tazminatın hesaplanması ve faiz başlangıç tarihinin de buna göre belirlenmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde karar verildi.