"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2770 E., 2021/392 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik cezaya hükmedildiğine, sanığın olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.05.2017 tarihinde saat 23.00 sıralarında, meskûn mahalde, azami hız limitinin 82 km/s olduğu, 15,50 metre genişliğinde, asfalt kaplama, dört şeritli bölünmüş, düşeyde eğimli ve yatayda düz, kuru zeminli, havanın açık, vaktin gece ve aydınlatmanın mevcut olduğu yolda; sürücü ... sevk ve idaresindeki 06... plaka sayılı motosikleti ile Mevlana Bulvarı'nı takiben... istikametinden Balgat köprü istikametine sol şeritte seyri sırasında olay yeri ... önüne geldiğinde, sağından gelen sanık sürücü ... idaresindeki 06... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına motosikletinin ön kısımları ile çarparak orta refüje fırlaması ve motosikletin 252 m savrularak duruşa geçmesi neticesinde motosiklet sürücüsü ...'in öldüğü olayda; sanığın kaza sonrasında olay yerinden kaçtığı, kaza saatinden yaklaşık 3 saat 20 dakika sonra yapılan ölçümde 0,14 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve bira içtiğini kabul ettiği, ayrıca araçlar arasında fırsat buldukça şerit değiştirerek “makas attığını” bizzat beyan ettiği, annesinin hastalandığı ve bayıldığı yönündeki savunmasına rağmen Bala’da baygınlık geçirdiği iddia edilen annesini ambulans çağırmadan tek başına araca alarak yola çıktığı, Bala’dan Keçiören’e kadar çok sayıda sağlık kuruluşu bulunmasına rağmen hiçbirine başvurmadığı ve Keçiören’e ulaştığında da doğrudan hastane yerine evinin önüne gittiği, hasta olduğu ileri sürülen ...’nın ise daha sonra eşi tarafından hastaneye götürülerek giriş yaptırıldığı ve bu kayıtların dosyaya sunulduğu hususları ile tanıklar ... ve ...’un anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın alkollü şekilde ve trafikte tehlikeli biçimde ani şerit değiştirerek “makas” yapmak suretiyle araç kullandığı, bu davranışıyla kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olarak bilinçli taksirle sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların kusur oranlarının tespitine yönelik olarak bilirkişi raporu alınması amacıyla ve iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden temel cezanın en üst sınırdan 6 yıl hapis cezası olarak tayini ile fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı görülerek duruşma açılmış; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti bölünmüş dört şeritli yolda seyri sırasında, olay yerine geldiğinde akan trafiğe rağmen hatalı, sürekli, tehlikeli ve kurallara aykırı biçimde sola doğrultu değiştirdiği, arkasından seyirle gelen ...'in kullandığı motosiklete aracının sol yan kısımları ile çarpması sonucu ...'in hayatını kaybettiği, meydana gelen olayda, doğrultu değiştirmeden önce gireceği şeridi kontrol etmesi gerekirken bu hususa gerekli özeni göstermeyen sanığın, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketiyle olayda asli kusurlu olduğu, ölenin kusuru bulunmadığı, sanığın olay anı itibariyle 0,79 promil alkollü olarak araç kullanması ve tanık beyanlarında geçtiği üzere sürekli olarak tehlikeli şekilde sola doğrultu değiştirmesi (makas atması) nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek, sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.