"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/541 E., 2021/3093 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Ret
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 2.207.638,84 TL maddi, 1.600.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.494,31 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminatın 8.906,04 TL olarak belirlenmesi ve faiz başlangıç tarihinin 15.09.2016 olarak düzeltilmesi, manevi tazminatın 21.000,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücretinin 3.588,72 TL olarak belirlenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, vekalet ücretinin, yol giderlerinin ve uğranılan gelir kaybının maddi tazminat kapsamında verilmesine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline ve talep edilen tazminat miktarlarına hükmedilmesine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/94 Esas - 2019/5 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016-03.04.2017 tarihleri arasında 241 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 30.07.2016- 03.04.2017 tarihleri arasında 241 gün tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 9.494,31 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 8.906,04 TL'ye, manevi tazminatın ise 21.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 29.906,04 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.