"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1823 E., 2021/2386 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, katılanlar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı inceleme yapılmış olması nedeniyle duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.10.2020 günü, saat 14.15 sıralarında sanık sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan kamyon ile meskun mahal sınırları dışındaki, bölünmüş iki şeritli yolda seyri sırasında, kendisine hitaben "DUR" levhasının bulunduğu dört yönlü kavşağa geldiğinde aracının sol yan kısımları ile sanığın seyir istikametine göre yolun solundan gelen, kavşakta geçiş önceliği bulunan ve düz istikamette seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan motosikletin ön kısımlarının çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü ...'in ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde, Yerel Mahkemece, sanığın asli, ölenin tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 25.12.2020 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık sürücünün asli kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olduğu olayda, temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda 2.040 TL duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün onuncu paragrafının tamamen çıkarılarak yerine ''Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre İlk derece mahkemesi yargılaması için 4.080,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan duruşmalı inceleme için 2.040 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren katılanlar ..., ..., ... ve ...'e eşit şekilde verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.