"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2659 E., 2021/2293 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63... /6 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın uykusuzluk durumunun söz konusu olmadığına, geçimini şoförlükle sağlayan sanık bakımından TCK'nın 53/6. maddesi kapsamında belirlenen sürenin orantılılık ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.12.2017 günü saat 07.00 sıralarında sanık idaresindeki çekici ile gün durumunun alacakaranlık olduğu durumda, bölünmüş iki şeritli, asfalt kaplama, azami hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahal sınırları içindeki yolda takograf bilgilerine göre 88 km/s hız ile seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşması sonucu yolun karşı şeridine geçmekle, karşı şeritte seyir halinde olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki minibüsün sol ön yan kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde, sürücü ...'nun ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, Yerel Mahkemece, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu şeklinde görüş bildiren ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 22.08.2019 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle, asli ve tam kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanığın kovuşturma aşamasında alınan seyir halinde iken önüne köpek çıkması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği şeklindeki savunması doğrultusunda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş ve sanığın kolluk beyanında kazadan bir gün önce saat 08.00 sıralarında uyandığını, çekicisi ile yük alıp saat 09.30 sıralarında yükü boşalttığını, saat 09.30-15.00 aralığında aracınının içinde uyuduğunu, saat 16.00'dan sonra yük taşımaya başladığını, saat 05.00'a kadar sekiz sefer yaptığını, her seferde arabanın yüklenmesinin 1 saate yakın sürdüğünü, bu aralarda dinlendiğini, dokuzuncu seferde saat 06.00 sıralarında seyrine devam ederken bir ses duyduğunu, minibüse çarptığını durduktan sonra anladığını beyan ettiği, Cumhuriyet savcısı huzurunda aynı gün alınan beyanında ise; kaza anını hatırlamadığını, kaza anında uyuyakaldığını, gece iki saat uyumuş olması nedeniyle uykusuzluk etkisiyle kazanın olduğunu düşündüğünü beyan etttiği, her ne kadar kovuşturma aşamasında bu beyanlarını kabul etmemiş, kaza yapmış olmanın psikolojisi ile tutanağa geçen beyanlarına itiraz etmediğini ileri sürmüşse de, olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarının gerçeği yansıttığı ve uyku halinin sanığın hem soruşturma, hem kovuşturma aşamasında anlattığı yük taşıma trafiğiyle de uyumlu olduğu, kaza anında sanığın direksiyon başındayken uyuduğu ve direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve kazanın bu sebeple meydana geldiği, diğer yandan kazanın meydana geldiği mahalde sanığa hitap eden hız sınırının 50 km olduğu, sanığın sevk ve idaresindeki aracın takometre çıktısına göre kaza anındaki hızının 88 km olduğu, sanığın hız sınırını dikkate almadığı, hızını yol şartlarına ve aracın teknik özelliklerine göre ayarlamadığı, yola gereken dikkati vermediği, sanığın uykusuz olarak hız sınırının çok üzerinde seyrettiği, kazanın meydana geldiği yerde aydınlatmanın olmadığı, havanın alacakaranlık olduğu ve kaza mahallinin 3 yönlü (T kavşak) kavşak çıkışı olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, öngördüğü neticenin gerçekleşmeyeceğine olan güveni sebebiyle eylemine devam ederek sebebiyet verdiği kazada, direksiyon başında uyuması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, asli ve tam kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olan sanık bakımından bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyete karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.