Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/6357 E. 2026/3189 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/83 E., 2021/2906 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile gözaltı tahliye tarihleri arasında net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 8.653,35 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat hesabının taleple bağlılık ilkesi uyarınca tutuklama ile tahliye tarihleri arasında hesaplanması gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 8.091,00TL'ye manevi tazminatın 15.000,00TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının maaş üzerinden yapılması gerekirken asgari ücret üzerinden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım yönünden Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/256 Esas, 2018/426 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.12.2016-22.06.2017 tarihleri arasında 187 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 19.07.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat hesabının taleple bağlılık kuralı uyarınca yalnızca tutuklu kaldığı dönem bakımından yapılması gerektiğinden bahisle, manevi tazminata ise fazla hükmolunduğu gerekçesiyle her iki tazminat miktarlarının düşürülmesi suretiyle tarafların istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin 08.11.2021 tarihli temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından 10.11.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 30.12.2016-22.06.2017 tarihleri arasında toplam 174 gün tutuklu kalan davacı bakımından belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2026 tarihinde karar verildi.

§