Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5851 E. 2026/3169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/552 E., 2021/1327 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin temyiz sebeplerini içermediğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; dosyada mevcut olan ifadeleri doğrultusunda dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğine, verilen karar sebebiyle mağdur olduğuna, kararın bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, 28.04.2018 tarihinde saat 20.00 sıralarında sanık ...'nın sevk ve idaresinde bulunan 33... plakalı motosikletiyle gece vakti iki yönlü yolda alkollü vaziyette seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatasıyla aracının hakimiyetini kaybedip devrilmesi ve sürüklenen motosikelin karşı şeride geçip karşı yönden gelmekte olan sürücü ...'ın kullandığı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda kaza nedeniyle ölen ...'in 09.04.2018 ölü muayene tutanağına göre ölüm nedeninin trafik kazasına bağlı büyük damar yaralanması ve büyük kemik kırıkları olduğunun tespit edildiği, kazanın oluşumu ile ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre sanığın KTK madde 46/2-c maddesinde düzenlenen aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek kuralını ihlal ettiği, öleninse kazada kural ihlalinin olmadığının belirlendiği, soruşturma evresinde aldırılan 20.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda sanığın 1.dereceden asli kusurlu ve ölenin 2.dereceden kusurunun olduğu kanaatine varıldığı, kaza yerinde keşif yapılarak neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda "Sanığın tamamen asli kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun olmadığının" belirlendiği, bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğundan dosyanın gönderildiği Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda "Sanık sürücünün asli kusurlu olduğu, müteveffanın kusursuz olduğunun" belirtildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun dosya kapsamı ve kazanın oluşu ile uyumlu olduğu görüldüğünden hükme esas alınarak sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği ve kaza sonrası yapılan alkol ölçümünde 1,13 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın cezasından eylemini bilinçli taksir teşkil edecek şekilde işlemesi nedeni ile artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, asli ve tam kusurlu olan sanığın, 1,13 promil alkollü olması nedeniyle bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği dikkate alınarak takdiren alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Sanığın 19.07.2021 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz sebebi olarak dosyada mevcut olan ifadeleri doğrultusunda dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğine, verilen karar sebebiyle mağdur olduğuna, kararın bozulmasına karar verilmesi talebini ileri sürdüğü anlaşıldığından, Tebliğname'deki sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Erdemli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.03.2026 tarihinde karar verildi.

§