Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5647 E. 2026/97 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/957 E. 2021/1822 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.005,49 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminata ilişkin 1. bendinde yazılı "6.005,49 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.443,15 TL" ibaresinin eklenmesi, aynı bentte faiz başlangıç tarihi olarak yazılı olan "10/08/2016" ibaresinin çıkarılarak yerine "29/10/2016" ibaresinin eklenmesi, manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yazılı "17.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "15.000 TL" ibaresinin eklenmesi ve vekalet ücretine ilişkin 3. bendinde yazılı "2.760,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "2.543,17 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/117045 soruşturma, 2018/50883 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.08.2016-27.02.2017 tarihleri arasında 201 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 18.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın davacıya tebliğ edilmediği ve kesinleştirilmediğinin bildirildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, davacının 29/10/2016 tarihli KHK ile görevinden ihraç edildiği, 12/08/2016-29/10/2016 tarihleri arasında maaşını 2/3 oranında aldığı, 29/10/2016 tarihinde sonra çalışan memur olarak maaş almadığı, Adalet Bakanlığının cevabi yazısına göre 29/10/2016 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı, emekliye ayrılmasının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat almasına engel teşkil etmediği, bu nedenle davacının koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata 29/10/2016 tarihinden itibaren hak kazandığı ve faiz başlangıç tarihinin de 29/10/2016 olmasının gerektiği, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak, çalışan memur olarak maaş almadığı süreye isabet eden kısım için, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda belirlenecek miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine ve faiz başlangıç tarihinin de 29/10/2016 olarak belirlenmesi gerekçesiyle hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı "6.005,49 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.443,15 TL" ibaresinin eklenmesi, aynı bentte faiz başlangıç tarihi olarak yazılı olan "10/08/2016" ibaresinin çıkarılarak yerine "29/10/2016" ibaresinin eklenmesi ve manevi tazminatın fazla verildiği kabul edilerek manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yazılı " 17.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "15.000 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. paragrafındaki "2.760,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.543,17 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davacının 29.10.2016 tarihli HSYK Genel Kurul kararıyla ihraç edildiği, en son Kasım ayına ait maaş ödemesinin yapıldığı, devlet memurlarına maaşların peşin ödenmesi nedeniyle 15.11.2016-27.02.2017 tarihleri arası davacının maddi tazminat hakkı doğduğu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte net asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre maddi tazminatın "4.702,68" TL olarak belirlenmesi gerekirken davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.11.2016 olarak belirlenmesi gerekirken ihraç tarihi olan 29.10.2016 olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§