Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5638 E. 2026/651 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/940 E. 2021/1057 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00TL maddi ve 100.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebine ilişkin davasının ise kısmen kabulü ile 200 TL manevi tazminatın 11/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve CMK'nın 142/9 maddesi dikkate alınarak davacı lehine takdir edilen 845 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen tazminatın eksik olduğuna ilişkin, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/39551 soruşturma ve 2018/59762 karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, takipsizlik kararının 06.08.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen takipsizlik kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı anlaşılmakla davanın esasına girilerek, somut olayda tazminat davasının konusunu oluşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/39551 soruşturma sayılı dosyasında davacıya isnat olunan suçun niteliği, söz konusu suç ile ilgili yapılan araştırma, ülke çapında aynı konuda yürütülen soruşturma sayısı dolayısı ile emniyet güçlerinin yaşamış olduğu yoğunluk ve benzeri hususlar ile davacı hakkında uygulanan yasağın niteliği ve süresi birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında mağduriyete yol açacak şekilde adli kontrol kararının varlığından söz edilemeyeceği, davacının görmüş olduğu tedavi nedeni ile yapmış olduğu harcamaların da davacının tutuklanmasına bağlı olarak kendi mal varlığında doğrudan oluşan zarar kapsamında olmadığı, soruşturma süresinde davacının görevine devam edip maaşını almış olması ve gelir kaybının bulunmadığı husuları değerlendirilerek maddi ve manevi tazminat talepleri kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince red edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... Kurumunda çalışırken tazminat davası esas ceza dosyası kapsamında üzerine atılı suç nedeni ile 11/08/2016 tarihinde gözaltına alınıp, 12/08/2016 tarihinde gözaltından çıkartılan davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda 04/06/2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin görülmesi karşısında, CMK'nın 141/1-e maddesi uyarınca lehine manevi tazminat koşullarının oluşacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi hükmünün 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinin, " 1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebine ilişkin davasının ise kısmen kabulü ile 200 TL manevi tazminatın 11/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, 2-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve CMK'nın 142/9 maddesi dikkate alınarak davacı lehine takdir edilen 845 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:

Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 200,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Davacı VekilininTemyiz İstemi Yönünden:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§