Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5557 E. 2026/365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1253 E. 2021/2935 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk ve tutukluluk devam kararlarının yeterli gerekçeyi içermemesi ve kanuni sürede karar verilmemesi nedeniyle kazanç kaybına uğraması, alacağı telif ücretinden yoksun kalması nedeniyle 150.000,00TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 86.554,44 TL maddi ve 25.000TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası Yerel Mahkemece davacının talebinin kısmen kabulü ile davacının (1.dönem olarak ifade edilen) haksız olarak 30/08/2016 tarihleri ile 31/03/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye karşılık takdir olunan 10.000,00TL maddi tazminat ve 5.000,00TL manevi tazminatın talep doğrultusunda tutuklama tarihi olan 30/08/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine ve davacının (2.dönem olarak ifade edilen) haksız olarak 01/04/20 17... /10/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye karşılık hesaplanan 43.441,86 TL maddi tazminat ve 25.000,00TL manevi tazminatın talep doğrultusunda gözaltı tarihi olan 01/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 25.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67 Esas, 2018/43 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 30.08.2016 - 31.03.2017 tarihleri arasında 213 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı (1.dönem), yapılan yargılama sonunda davacının bu suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ana dosya ile birleştirilmesine karar İstanbul 25.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/223 Esas sayılı dosyası kapsamında davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan 01.04.2017-24.10.2017 tarihleri arasında 206 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, birleşen İstanbul 25.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67 Esas, 2018/43 Karar sayılı ceza dosyas yapılan yargılama sonunda davacının atılı suçtan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Davacının tazminat isteminin 3713 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesinin c-3 bendinde düzenleme altına alınan "...tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır." hükmüne aykırı davranılmasına da ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 141/1-d bendindeki tazminat koşullarının oluştuğu, bu itibarla davacı bakımından makul bir manevi tazminata hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, ayrıca (1.döneme 30.08.2016-31.03.2017 tarihleri ilişkin) "10.000,00TL" maddi tazminata hükmedilmesi,

2. Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının gazetelerde yayın çıkardığı ve bazı basın programlarına katıldığından bahisle telif ödemeleri aldığına, davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle bu telif ödemelerinden mahrum kaldığına dair taleplerinin, banka ödemelerinden çıkartılan bir hesapla bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar ile maddi tazminat hesabına eklendiği, davacının açıkça telifli olarak çalıştığına dair telif sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davacıya bu telif sözleşmesi kapsamında düzenli bir ödeme yapılmadığı, banka hesap hareketlerinden alınan bilirkişi raporu kapsamında da telif ödemelerinin düzenli olmadığı anlaşılmakla, maddi tazminatın, davacının (2.döneme ilişkin) 01.04.2017-24.10.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net ücreti üzerinden hesaplanan "31.857,64" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "43.441,86" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,

Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının birinci bendindeki "Haksız olarak 30/08/2016 tarihleri ile 31/03/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye karşılık takdir olunan 10.000 TL maddi tazminat tutarının talep doğrultusunda tutuklama tarihi olan 30/08/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine, " ibaresinin çıkarılmasına ve hüküm fıkrasının birinci fıkrasının ikinci bendindeki "43.441,86TL" ibaresinin çıkarılmasına ve yerine "31.857,64TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§