Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5372 E. 2026/3186 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/4034 E., 2021/874K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile doktor ve aynı zamanda şirket sahibi olan davacının net geliri üzerinden bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama ile 33.138,39TL maddi, 12.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat hesabının davacının toplam net geliri üzerinden 30.663,37 TL olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 30.663,37TL' ye indirilmesi, manevi tazminatın 25.000,00TL'ye yükseltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığına müvekillinin müvekkil 2016 yılında 40... yılında da 139 gün kadar tutuklu kaldığı dikkate alınarak 20 16... yıllarına ilişkin gelir tespitinin aritmetik ortalama alınarak yapılması nedeniyle net gelirinin düşük olarak belirlendiğine, müvekkilinin net maaşının gösterilenden daha yüksek olduğuna, avukatlık ücretinin hatalı belirlendiğine, atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/41 Esas, 2018/632 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.11.2016-18.05.2017 tarihleri arasında 177 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerin 25.10.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 02.12.2019 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarının düşürülmesi manevi tazminat miktarının yükseltilmesi suretiyle tarafların istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

22.11.2016-18.05.2017 tarihleri arasında 177 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının doktor ve aynı zamanda şirket sahibi olduğu, maddi tazminat hesabının davacının SGK primleri ve şirket geliri üzerinden yapıldığı anlaşılmış ise de davacının çalışmakta olan Hastaneden maaş bordrolarının istenerek, en son maaş ödemesinin ne zaman yapıldığı, maaş ödemelerinin davacıya ait şirket hesabına yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak davacının şirket geliri ile maaş gelirinin ayrı olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2026 tarihinde karar verildi.

§