"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1175 E., 2021/1537K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, haksız ve hukuka aykırı şekilde uygulanan gözaltı ve tutuklama, haksız ve hukuka aykırı olarak uygulanan arama ve el koyma işlemleri, el konulan emanetlerinin kendisine iade edilmemesi, makul süre içerisinde hakim karşısına çıkartılmaması, soruşturmasının uzun sürmesi gerekçeleriyle 1.000.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 24.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının evinde yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu, ölçüsüz şekilde gerçekleştirildiğine dair somut bir emare bulunmadığı gibi davacının da bu yönde bir beyanının olmadığı, kanuni süresi içerisinde Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkartıldığı, tutukluluğun devamına dair verilen kararların dosya arasına alındığı ve süresi içerisinde değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı, kararların maktu şablon şekilde veriliyor olmasının da maddi/manevi tazminat konusu yapılamayacağı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, OHAL döneminin koşulları, suçun niteliği gereği oldukça ayrıntılı soruşturma yürütülmesi ve buna göre delillerin toplanması gerektiği gibi hususlar göz önüne alındığında davacı hakkındaki soruşturmanın kasıtlı şekilde ve makul süreyi aşar şekilde yapıldığı yönünde herhangi bir emarenin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçun niteliği düşünüldüğünde konutta bulunan elektronik eşya gibi emanetlere el konularak bu eşyalar üzerinde kriminal incelemelerin yapılmasının gerçeğin ortaya çıkmasında zorunlu olduğu, bu haliyle el koymaların da haksız olarak değerlendirilemeyeceği, kaymakamlık konutunda yapılan aramada el konulan eşyalar sebebiyle maddi zarara uğradığını beyan eden davacının emanetleri hakkında İstanbul Emanet Müdürlüğü'ne ve İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı, emanetlerin halen emanet memurluğunda olduğunun anlaşıldığı, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinden gelen müzekkere cevabına göre davacı ile görüşüldüğünü, Konya'da yaşıyor olması sebebiyle emanetlerin sanık müdafii geldiğinde teslim edileceği kendisine bildirdiği, bu anlamda davacının emanetlerinin kayıp veya zarar görmüş durumda olmadıkları, İstanbul'a kendisinin veyahut avukatının gitmesi halinde emanetlerinin kendisine verileceğinin açık olduğu, davacının maddi zarara uğradığına dair herhangi bir belgenin de sunulmadığı, bu haliyle emanetlerin de maddi/manevi tazminata konu edilmesinin mümkün görülmediği, ancak davacı hakkında yapılan yargılamanın beraat ile sonuçlandığı ve bu sebeple haksız yere gözaltında ve tutuklulukta kaldığının sabit olduğu gerekçesiyle kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasında net asgari ücret üzerinden 22.210,24TL maddi tazminata ihraç tarihi olan 01.09.2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 75.000,00TL manevi tazminatın 24.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz Kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; suçlamanın niteliği ve üzerindeki etkileri dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna, el konulan cep telefonunun müvekkiline geç iadesine karar verildiğine, maddi tazminatın asgari ücretten hükmolunmasının hakkaniyetli olmadığına, yargılama sürecinin uzun sürdüğüne, tutukluluk süresince hakim önüne çıkarılmadığına, hukuka aykırı arama işlemi gerçekleştirildiğine, tutukluluk incelemeleri ve tutukluluk devamına ilişkin kararların maktu gerekçeler içerdiğine, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/1 06... /63 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.07.2016-13.12.2017 tarihleri arasında 507 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 10.02.2020 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Akşehir Ağır Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.