Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5282 E. 2026/1035 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/483E., 2021/1260K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilini derhal hakim huzuruna çıkarılma hakkının ihlal edildiği, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarının kanuna aykırı olarak verildiği, tutukluluk süresinin makul süreyi aştığı, tutukluluk incelemelerinin yasal süresi aşılarak 55 gün sonra yapıldığı, geçici 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 19. maddeye aykırı olarak 153 gün sonra müvekkilinin hakim huzuruna çıkarıldığı, itirazların makul sürede sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin yapıldığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine yönelik talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin stinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davaya konu talepler yönünden mahkemece değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğuna, müvekkilinin makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığına, sebepsiz yere gözaltında kalarak derhal hakim karşısına çıkarılma ilkesinin ihlal edildiğine, tutukluluk ve tutukluluk halinin devamına ilişkin kararların yasaya aykırı olduğuna, tutukluluk süresinin makul süreyi aştığına, tutukluluk incelemelerinin yasal süresinde yapılmadığına, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara yapılan itirazların makul süre içerisinde karara bağlanmadığına, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, "...davacının hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 09.07.2019-12.07.2019 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 12/07/2019 tarihinde tutuklandığı, hakkında açılan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/363 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonrasında davacının neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği, ilk derece mahkemesince verilen kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği ve dosyanın halen istinaf incelemesinde olduğu ve hükmün kesinleşmediği, dava dilekçesinde 3 günlük gözaltı süresinin makul olmadığı, derhal hakim önüne çıkarılma ilkesinin ihlal edildiği, HTS kayıtlarının usulüne uygun olmaması sebebiyle kuvvetli suç şüphesi oluşturmayacağı, ankesörden aranan kişiler arasında rütbe farklılığı olduğu, topluca telefon kaydı çıkarılması sebebiyle elde edilen delilin hukuki niteliğinin olmadığı, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığı, makul sürede karar verilmediği gerekçelerine dayanılarak maddi-manevi tazminat talep edilmiş ise de, bu taleplerin ekseriyetinin davanın esasını ilgilendiren hususlar olduğu, derecat aşamasında bu hususların her zaman için ileri sürülebileceği, bu sebeple tek başına tazminata konu edilemeyecekleri, yine tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında tutuklama nedenlerine yer verilmediği belirtilmiş ise de, CMK madde 100 ile hakkında kuvvetli suç şuphesini gösteren somut delillerin varlığı ve bir tutuklama nedenin bulunması halinde şüpheli ve sanık hakkında tutuklama kararı verileceği, yine CMK madde 223/5'e göre yüklenen suçu işlediği sabit olanlar hakkında ancak mahkumiyet kararı verileceği, tazminat talebine konu edilen suçun CMK 100/3-11 m.si uyarınca katalog suçlardan olmasına göre zaten yasal olarak tutuklama nedeninin bulunduğu, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında bu hususun açıkça belirtildiği, bu sebeple davacı hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen netice ceza miktarı ve tüm dosya kapsamındaki deliller nazara alındığında uygulanan koruma tedbirlerinin orantılı, makul, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla" gerekçesiyle yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

İncelenen dosya kapsamına göre, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.07.2019-12.07.2019 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı,12.07.2019 tarihinde tutuklandığı, 12.12.2019 tarihinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, davacının toplam 156 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, 17.07.2019 tarihli iddianame ile hakkında kamu davası açıldığı, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/363 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonrasında davacının neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği Yargıtay incelemesinde olduğu tespit olunarak yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de davacının tazminat talepleri arasında, tutukluluk süresinin makul olmadığına, tutukluluk incelemelerinin kanuni süresi aşılarak yapıldığına, tutukluluk incelemelerinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 19 uncu madde hükümlerine aykırı olarak yapıldığına, tutukluluğa itirazların geç karara bağlandığına ilişkin de olduğu, tutukluluk incelemelerinin yasal düzenlemelere aykırı olarak yapıldığı yahut tutukluluk incelemelerinde yasal sürenin aşıldığının kabulü halinde davacı lehine makul bir tazminata hükmolunması gerektiği, davacının belirtilen iddialarına yönelik yargılama dosyasının tamamının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak davacının tazminat taleplerinin detaylı şekilde değerlendirilerek tazminat şartlarının oluşup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§