"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/621 E., 2021/2294 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının, 5271 sayılı Kanun 141/a,c,e,g,h,i,j ve k maddelerinin ihlal edildiğinden ve haksız yargılama nedeniyle 250.000,000 TL maddi tazminat ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilmediğine, taleplerinin incelenmeden davanın reddine karar verildiğine, dava dilekçesinin tekrar incelenerek kendisine tazminat verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretinin eksik takdir edildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/25445 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 19.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, yapılan soruşturma neticesinde 21.06.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/131 Esas, 2018/72 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği verilen kararın 24.02.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınıp tutuklandığı ve yapılan yargılama sonunda mahkemece silahlı terör örgütü üyesi olmaktan neticeten 6 yıl 10... gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve bu durumda koruma tedbirleri suçun niteliğiyle orantılı olup maddi ve manevi tazminat gerektiren herhangi bir neden bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli karar başlığında, "12.06.2018" olan dava tarihinin "29.08.2018" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5320 sayılı Kanunun 6/1. maddesine göre, davacının tazminat talebinin 5271 sayılı CMK'nın 141. ve 144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 142/5. maddesi gereğince dava dilekçesi ve ekindeki belgeler Hazine ve Maliye Bakanlığının yargı yeri çevresindeki temsilcisine tebliğ edilip, aynı Kanunun 142/7. maddesi gereğince davacı ile Hazine vekili duruşmadan haberdar edilerek, Cumhuriyet savcısının da katılımıyla duruşma yapılarak karar verilmesi gerekirken davacının duruşmadan haberdar edilmeden davanın reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-İlk derece mahkemesince Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/76 Esas, 2018/263 Karar sayılı ceza dosyasında davacının mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleşmesi nedeniyle gözaltı ve tutuklamanın hukuka uygun olduğundan tazminat isteminin şartları taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının tazminat talepleri arasında 5271 sayılı CMK'nın 141/a,c,g,h,i,j ve k maddeleri kapsamında olduğu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü talepleri hakkında davacının yargılandığı ceza dosyası kapsamında davacının taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak davacının tazminat taleplerinin detaylı şekilde değerlendirilerek tazminat şartlarının oluşup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
2-15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece reddedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.