Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/5123 E. 2026/646 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/597 E., 2021/2035 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.788,89 TL maddi tazminatın ve 7.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasından maddi tazminata ilişkin 1. maddesinde yazılı "3.788,89 TL" ve "26/09/2016" ibarelerinin çıkarılarak yerine sırasıyla "3.582,67 TL" ve "15.11.2016" ibarelerinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin 3. maddesinde yazılı "1.354,00" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.329,92 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10186 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 26.09.2016 - 05.10.2016 tarihleri arasında 9 gün gözaltında ve 04.11.2016 - 03.02.2017 tarihleri arasında 91 gün tutuklu olmak üzere toplam 100 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2018 tarihli ve 2017/10186 Soruşturma, 2018/50453 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 06.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 27.09.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 29.10.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, göreve iade edilmediği, en son ekim 2016 maaşını aldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Gerekçeli karar başlığında 26.12.2018 olması gereken dava tarihinin 27.12.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Manevi tazminat hesabı bakımından davacının 26.09.2016 - 05.10.2016 tarihleri arasında 9 gün gözaltında ve 04.11.2016 - 03.02.2017 tarihleri arasında 91 gün tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutukluluğunun iki farklı döneme ilişkin olduğu, bu tedbirler arasında geçen sürelerde davacının tutuklu ya da gözaltında olmadığı ve davacının gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu gözetildiğinde, manevi tazminatın her bir dönem için ayrı ayrı ve faiz başlangıcının da her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§