"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/695 E., 2021/2350 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2 ve 53/6 maddeleri uyarınca 16.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz olarak karar verildiğine, ölenin çok hızlı seyrettiğine ve kaskının olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükmedilen ceza miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.02.2018 tarihinde saat 14:20 sıralarında, 7 metre genişliğinde, iki yönlü, kuru zeminde, üç yönlü T kavşaklı, gündüz, açık havada, meskun mahalde, azami hız limiti 50 km/s olan caddede, ölen sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi üzerinde ilçe merkezi istikametinde seyri sırasında ... kavşağını geçişi esnasında motosikletinin ön kısımlarının; seyir istikametine göre sağ tarafından kavşağa girerek sağa dönüş yapan sanık sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımları ile çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü ...'ın olaydan 6 gün sonra vefat ettiği olayda; sanık ...'ın tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin ana yoldan gelen araçlara geçiş hakkı vermek zorunda olduğu kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, maktül ...'ın ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı kanunun 3/1.maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekmekte olup davaya konu olayda asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiş olan sanığa alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan hüküm kurulması, sanığın kusur durumu, meydana gelen zarar ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre sanık hakkında TCK’nın 50/1-a maddesinin uygulanmaması gerektiği gerekçeleriyle duruşma açılmış, sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.