Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/509 E. 2026/2947 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3232 E., 2020/1863 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/275 Esas, 2019/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2019/3232 Esas, 2020/1863 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli ... numaralı temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; kararın usûll ve kanuna aykırı olduğuna, kazada kusuru olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, kazada en yakınlarını kaybetmesi nedeniyle fazlaca mağdur olduğuna, bu husus gözetilmeksizin teşdiden ceza verildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi durumda ise lehe hükümlerin ve seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece Mahkemesince; sanığın 09... plakalı minibüsün sürücüsü olduğu, araçta kendisinden başka babaannesi ..., kız kardeşi ..., ağabeyinin eşi ..., ağabeyi ... ve yeğeni ... olduğu halde ... ili ... ilçesi ... sınırlarında bulunan zeytin bahçelerine gittikleri, zeytin topladıktan sonra aynı gün saat 18.00 sıralarında ...e bağlı köylerine dönmek için yola çıktıkları, zeytin bahçesinden ayrıldıklarında yağmurun başladığı, yolun asfalt kaplama, zeminin ıslak olduğu, kaza mahalli olan ... ...yolunun 19,500 km'sine geldiğinde yolun virajlı kısmında direksiyon hakimiyetini kaybeden sanığın yolun solunda bulunan tarla yolunun yamaç kısmına aracın önü ile çarpıp ardından yolun kenarındaki taşlara çarparak gidiş yönüne göre yolun 200-300 metre civarında uçuruma devrildiği, tek taraflı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan ...,... ve ...'in öldüğü, dosyada mevcut ölü muayene ve otopsi tutanaklarına göre ölüm nedenlerinin trafik kazası ile mümkün künt kafa, künt göğüs ve batın travması sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiği, araçta bulunan ...'ın ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 21.11.2018 tarihli ve 2018/1386 sayılı rapora göre yaşamsal tehlike geçirmediği, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte olmayacak ve vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını 3.derecede (orta) etkileyecek şekilde, araçta bulunan ...'ın 01.04.2019 tarihli ve 2019/458 sayılı rapora göre yaşamını tehlikeye sokacak, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 6.derecede (ağır) kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, 20.02.2018 tarihli kaza tespit tutanağına göre sanık sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a maddesi gereğince aracın hızını dönemeçlere girerken azaltmamak, yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, soruşturma evresinde alınan 08.05.2018 tarihli kusur raporuna göre sanığın aynı gerekçelerle asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ölen ve yaralananların kusurlarının bulunmadığının belirtildiği, kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06.02.2019 tarihli kusur raporuna göre sanığın yönetimindeki minibüs ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini aracının teknik özellikleri ve mevcut hava, yol şartlarını göz önünde bulundurarak kaplama içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özen göstermediği, olay mahalli viraja geldiği esnada da sevk ve idare hatası nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip yol dışı kaldığı olayda asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya bütün olarak değerlendirildiğinde; gerek mağdur beyanları gerek kaza tespit tutanağı ve kusur raporları karşısında sanığın 09... plakalı minibüs ile ... ili ... ilçesi yönünden ...yönüne seyir halinde iken ... Mahallesi...mevkiine geldiğinde gerek havanın yağışlı olması gerek yolun virajlı ve sanığın dikkatsizliği ile direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönüne göre yolun sol tarafına savrularak kazaya neden olduğu, il yolu platform genişliğinin 8 metre, yolun iki yönlü, virajlı ve dik eğimli, zeminin ıslak asfalt, gündüz vakti ve yağışlı hava ile meskun mahal dışında kazanın meydana geldiği, oluşa, beyanlara ve tutanaklara uygun düşen Adli Tıp Kurumu kusur raporunda da açıklandığı üzere, sanığın idaresindeki minibüs ile seyir halinde iken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek direksiyon hakimiyetini kaybettiği olayda asli kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, her ne kadar kazada ölenler sanığın yakın akrabaları ise de ölenlerden ...'ın ağabeyinin eşi olup birinci ve ikinci derece yakını kabul edilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinde ifadesini bulan taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına koşulunu kapsamadığı kabul edildiğinden sözü geçen maddenin uygulanmadığı, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlık derecesi, suçun niteliği, ölü sayısı, yaralı sayısı dikkate alınarak takdiren cezanın alt sınırından uzaklaşılarak uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Olay günü, sanığın 09... plakalı minibüsün sürücüsü olduğu, araçta bulunan akrabaları ile birlikte zeytin bahçesine gittikleri ve zeytin topladıkları, yağmur başlaması üzerine köylerine dönmek üzere yola çıktıkları, havanın yağışlı, zeminin ıslak olması sebebiyle sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen kazada, aynı araçta bulunan, sanığın kız kardeşi, babaannesi ve abisinin eşinin hayatını kaybettiği, yeğeni ve abisinin de yaralandığı anlaşılan dosya kapsamında; her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanma koşulları oluşmamış ise de İlk Derece Mahkemesince, sanık ile ölen ve yaralanan kişiler arasındaki akrabalık ilişkisi de temel cezanın belirlenmesinde göz önüne alınarak cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir ceza tayin edilmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

2. 5237 sayılı TCK'nın 50/4 ve 50/1-a maddesine göre, taksirli suçlarda verilen hapis cezasının bilinçli taksir halleri hariç olmak üzere uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilmesi mümkün olduğu, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının "suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre" paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, sabıkası olmayan ve lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının "sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak "şeklindeki yetersiz gerekçeyle adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§