Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/4975 E. 2026/204 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/229 E., 2021/1065 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; aynı eylem nedeniyle açılmış kamu davasında verilen iki ayrı kararın söz olmadığı; iki ayrı eylem nedeniyle açılmış iki kamu davasını sonucunda verilen kararlar bulunduğundan yargılandığı diğer suçunun tutuklanmayı gerektirmeyen suç olması ve tutuklandığı suçtan hakkında kyok verilmesi nedeniyle tazminat talep etme hakkını engellemeyeceği, müvekkil hakkında manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2017 tarih ve 2017/22712 Soruşturma sayılı dosyasında; davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan gerçekleştirildiği, her iki suçtan tutuklandığı ve tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, soruşturma sonucunda Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/122 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 9 yıl hapis cezası ile hükmen tutukluluğuna karar verildiği, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21/01/2020 tarihli ilamı ile mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama tedbirinin her iki suça ilişkin olması ve davacının mahkumiyetine dair verilen kararın kesinleşmiş olması nazara alındığında koruma tedbirleri nedeniyle CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat isteme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 141/1-f maddesinde "Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan" şeklindeki düzenlemeye göre bihakkın tahliyeden fazla olan tutukluluk süresinin tazminata hak kazandıracağı dikkate alındığında; somut olayda davacının (sanığın) tahliye edildiği tarihe kadar ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürenin, mahkum olduğu hükümlülük süresini aşmadığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§