"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/233 E., 2021/1066 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yasal şartları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğu, vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/22585 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan 17.07.2016-16.07.2017 tarihleri arasında 331 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 16.07.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 07.07.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkında aynı eylemlerle ilgili vasıflandırmada hata yapılmasının davacıya tazminat hakkı vermeyeceği, aynı eylemler çerçevesinde hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan dolayı tutuklama/mahkumiyet kararı verilmiş olduğu da göz önüne alındığında davacının CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 141/1-f maddesinde "Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan" şeklindeki düzenlemeye göre bihakkın tahliyeden fazla olan tutukluluk süresinin tazminata hak kazandıracağı dikkate alındığında; somut olayda davacının (sanığın) tahliye edildiği tarihe kadar ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürenin, mahkum olduğu hükümlülük süresini aşmadığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.