Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/4874 E. 2026/203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1489 E., 2021/1919 K.

DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma, gözaltı ile tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 22.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı hakkında beraat kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 6.810,00 TL vekalet ücreti ile çalışamadığı günlere ilişkin maddi zararı olan ihraç tarihi olan 01/09/2016-03/10/2017 tarihleri arasındaki tutuklu kaldığı 17.934,10 TL olmak üzere toplam 24.744,10 TL maddi tazminatın davacının görevinden ihraç edildiği tarih olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 22.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince (1) numaralı fıkrasında bulunan maddi tazminat miktarına ilişkin "Davacının kovuşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, davacı hakkında beraat kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 6.810,00 TL vekalet ücreti ile çalışamadığı günlere ilişkin maddi zararı olan 17.934,10 TL olmak üzere toplam 24.744,10 TL maddi tazminatın davacının görevinden ihraç edildiği tarih olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," ibaresinin yerine "17.373,67 TL maddi tazminatın 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine", (2) numaralı fıkrasında bulunan manevi tazminat miktarı olan "50.000,00 TL" ibaresi yerine "40.000,00 TL" ibaresi gelmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; üzerine atılı suçun niteliği, mesleği ve aile yaşamındaki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğuna, müvekkilin banka hesaplarına el koyma kararı verilmesi nedeniyle para çekemediğini ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığına, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67 Esas, 2020/117 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.07.2016-03.10.2017 tarihleri arasında 438 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.06.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilince temyiz dilekçesinin 06.07.2021 tarihinde verilmesinin ardından 16.07.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla kararın katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- Maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin maddi kaybının başladığı 01.09.2016 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken 15.09.2016 tarihi olarak belirlenmesi,

2- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "17.931,08" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "17.373,67" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması,

3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

4- Davacının dava dilekçesinde banka hesabına el konulması nedeniyle de zarara uğradığından bahisle tazminat talebine yönelik, davacının banka hesaplarına tedbir konulup konulmadığı, konulmuşsa söz konusu el koyma işlemlerine ilişkin kararlar temin edilip, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§