"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/366 E, 2021/413 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, el koyma, adli kontrol ve soruşturma aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının talebinin kısmen kabulü ile davacının 05/08/2016 - 08/08/2016 tarihler arasına ilişkin kazanç kaybına karşılık olarak toplam 130,20 TL ve soruşturma aşamasında vekalet ücreti olarak ödenmiş olan 845,00 TL olmak üzere toplam 975,20 TL maddi ve 200,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; soruşturma nedeniyle müvekkilin taşınır ve taşınmaz mallarına tedbir uygulanması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığını, Mahkemece bu hususun maddi zarar kapsamında değerlendirilmediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2161 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacıların silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016-08.08.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 30.10.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 28.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış bir davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 825,00 TL maktu vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığı karar tarihi olan 30.10.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken gözaltı tarihi olan 05.08.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2- 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Davacının tazminat talebinin aynı zamanda malvarlığına el konulmasına dair tedbirin çok geç kaldırıldığına ilişkin de olduğu gözetilerek, ilgili el koyma ve tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararların dosya arasına alınarak tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.