"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/4899 E., 2021/1464 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 95.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın zararın doğduğu tarihten işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.204,48 TL maddi ve 20.960,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminatların fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/155 Esas - 2019/414 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.08.2016- 27.04.2017 tarihleri arasında 260 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma beraat kararı verildiği, hükmün 26.09.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- 29.10.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki düzenleme dikkate alınarak; meslekten 29.10.2016 tarihinde ihraç edilen davacının, ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine "7.423,88" TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin de "15.11.2016" olarak belirlenmesi gerekirken, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ''8.204,48'' TL olarak maddi tazminatın tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.