"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/859 E., 2021/2531 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve yargılama nedeniyle 111.782,693 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 47.535,72 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının 23.07.2021 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiğinden bahisle davacının ihraç edildiği ayı takip eden 15.08.2016 tarihi ile tahliye tarihi arasındaki dönem için net asgari ücret üzerinden hesaplanan 13.339,22 TL maddi tazminat olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına ve kararın bozulmasına, talep edilen tazminat miktarlarının tamamına faiziyle birlikte hükmedilmesine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, davacının kusurunun dikkate alınmadığına, davanın reddine ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve res'en gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/182 Esas - 2019/207 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 17.07.2016-09.06.2017 tarihleri arasında 327 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma beraat kararı verildiği, hükmün 29.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 03.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/66976 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacı hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ise 05.05.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında dava tarihinin ''04.09.2019'' olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği anlaşıldığından, maddi tazminatın ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki dönem için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanması ve faiz başlangıç tarihinin 24.08.2016 tarihinden başlaması gerektiği gözetilmeden davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.