"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/148 E., 2021/2615 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4 delaletiyle 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, ceza miktarına ve bilinçli taksir hükümlerine yer verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri, ceza miktarına, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sürücü belgesinin geri alınması süresinin orantılılık ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki özel halk otobüsüyle, gündüz vakti, meskun mahalde, ıslak asfalt kaplama caddede seyrederken,...Yolunu takiben ...istikametinden ... istikametine seyredip, köprü altındaki olay mahalline geldiğinde, arkadaşına yardım için gelen sürücü ... tarafından yolun sağına park edilen otomobilin sol arka kesimine, akabinde de, lastiği patladığı için bu aracın önünde bulunan sürücü ...'a ait kamyonetin sol yan ön kesimine çarptığı, çarpmayla savrulan araçların bu sırada iki araç arasında lastik değiştirmek için uğraşmakta olan yayalara çarpması sonucu bir kişinin ölümü, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de hükmedilen temel ceza miktarı ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Patlayan lastiği değiştirmek için araçlarını yolun sağına park eden otomobil sürücülerinin, olayın gerçekleştiği mahal şartları ve duraklama sırasında geçen süre gözetildiğinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 31. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 135. maddesi gereğince bulundurması zorunlu olan, aracın ön ve arkasında asgari 30’ar metre mesafede olacak ve en az 150 metreden açıkça görülebilecek kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz yerleştirmeleri gerekirken yalnızca dörtlü ikaz lambalarını faal duruma getirmekle yetindikleri ve bu şekilde sanığın tehlike ortamını önceden görmesini sağlamadıkları, eylemleriyle asli kusurlu şekilde olaya neden oldukları, otobüs sürücüsü sanığın ise ıslak zeminde seyrederken köprülü kavşağa katıldığı sırada, aracın hızını, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak kurallarını ihlal ettiği davranışlarıyla tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın asli kusurlu olduğu kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.