"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/901 E., 2021/1650 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın meydana geldiği yerde devamlı kazalar meydana geldiğine, yol kusuru olduğuna, hükme esas alınan raporda karayollarının yol kusurunu ortaya koyan tutanakların irdelenmediğine, ... trafik, makina ve inşaat kürsüsünden yeniden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması gerektiğine, illiyet bağına ilişkin rapor aldırılması gerektiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, belirlenen cezanın fazla olduğuna, kazanın sanığın kusurundan kaynaklanmadığına, sanığın olay sırasında hızla seyrettiği ve kazanın oluşumuna sanığın tedbirsiz ve dikkatsizliğinin neden olduğu şeklindeki gerekçenin kabulünün olanaksız olduğuna, açıkça hukuka aykırı olan kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.05.2018 tarihinde, gündüz vakti, yağmurlu havada, azami hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahal dışında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile çift çizgi ile bölünmüş, tehlikeli sola virajlı, eğimli, zemini ıslak asfalt kara yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yol bölümüne geçip bankette evvelce gerçekleşmiş kaza nedeniyle park halinde bulunan araçlara ve bankette bulunan yaya ...'a çarpması sonucu ...'un genel beden travmasına ve künt kafa travmasına bağlı çökme kırığı sonucu gelişen beyin kanaması nedeniyle öldüğü, katılan ...'un hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, ... Trafik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda, sanığın kendi beyanı da göz önüne alındığında, mahal şartları üzerinde hızla seyrettiği, seyir yönüne hitap eden hız sınırlaması trafik işaret levhaları bulunan yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermediği, hızını hava yol ve zemin durumuna göre ayarlamadığı, olay mahalline uygun hızla girmediği, tehlikeli virajlı ve eğimli yol bölümünde sevk ve idare hatasıyla aracının hakimiyetini kaybedip gidiş istikametine göre karşı şerite ait banket kısmında bulunan araçlara ve yaya ...'a çarparak yoldan çıktığı olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince temel cezanın yeniden belirlenmesi ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre bilinçli taksir yönünden değerlendirme yapılması için duruşma açılarak yapılan yargılamada, dosyaya sonradan eklenen ... yazıları da gözönüne alınarak kusur durumunun değerlendirilmesi için ... Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış, oluş ve dosya içeriğine uygun bulunan 25.03.2021 tarihli anılan rapor doğrultusunda, sanığın hava ve yol koşulları ile kendisine hitaben bulunmakta olan uyarı levhalarını da dikkate alarak seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi, mahal şartları üzerinde bir hız ile dikkatsiz şekilde seyrettiği esnada sevk ve idare hatasıyla sürüş hakimiyetini kaybedip karşı yön bölümüne geçmesi ve banket üzerinde park halinde olan otomobile ve otomobilin yanında bulunan ...'a çarpması nedeniyle asli kusurlu olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarının yasal hız sınırının iki katını aşar şekilde seyir halinin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği, ancak sanığın kaza anında 100 km civarında hızla seyrettiği yönündeki beyanının yasal hız sınırının iki katını aşar hızla seyrettiği kabulünü gerektirmeyeceği, keza sanığın hızının tereddütsüz şekilde tespit edilemediği, bu yönde yapılmış bilimsel gözlem ve verilere dayanan bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle sırf sanığın 100 km civarında bir hızla seyrettiği yolundaki beyanı esas alınarak sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirilerek sanık hakkında alt sınıra yakın temel ceza tayini isabetsiz bulunduğundan yeniden hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahekemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.