"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2076 E., 2021/916 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 1.600.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.177,60 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 06.01.2017 tarihinde ihraç edildiğinden bahisle, ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki dönem için net asgari ücret üzerinden hesaplanan 6.224,58 TL maddi tazminatın ödenmesine, faiz başlangıç tarihinin ise 06.01.2017 olarak belirlenmesine ve değişen vekalet ücretinin 3.746,94 TL olarak düzeltilmesine karar verilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna ve davacının yapmış olduğu masrafları karşılamadığına, vekalet ücretinin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın süresinde açılmadığına ve dava şartlarının oluşmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/61 Esas, 2017/297 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.08.2016-18.05.2017 tarihleri arasında 278 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.11.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacının gözaltında ve adli kontrol altında kaldığı dönem için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminat ve vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 06.01.2017 tarihinde meslekten ihraç edildiği, son maaşını Aralık 2016 tarihinde aldığı ve son maaşının 15.12.2016-15.01.2017 tarihlerindeki süreyi kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.01.2017 ile tahliye tarihi olan 18.05.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''5.752,12'' TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ''6.177,60'' TL olarak tayin edilmesi ve faizin de 15.01.2017 tarihinden başlaması gerektiği gözetilmeden davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.