Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/4199 E. 2026/36 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çal Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/364 E., 2020/332 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık ..., sanık ..., katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1-Yerel mahkemece; sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine ilişkin hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.04.2014 tarihli, 2014/7599 Esas ve 2014/9694 Karar sayılı ilamı ile ''olay tarihinde yüksek gerilim hattında tel döşeme işi yapan, işçi ...'in üzerine çıktığı ve emniyet kemerini sabitlediği kabloyu turnbuckle (trombakıl) ile gerdirirken, aletin uç kısmının ayrılması sonucu düşerek öldüğü, 03/09/2012 tarihli inceleme raporu ve 24/11/2012 tarihli bilirkişi raporuna göre turnbuckle aletinde hatalı üretim olup, kontrolor mühendis olan sanık ... ve ekip şefi olan sanık ...'ın bu hatayı bilemeyeceklerinden bahisle kusursuz, aleti üreten firmaların ise kusurlu olduğunun belirtildiği mahkemece bu nedenle sanıkların beraatlerine, hatalı turnbuckle adlı aleti üreten firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, bu kişi veya kişiler hakkında dava açıldıysa dava dosyası ile birleştirilmesi, dava açılmamış ise dava açılması sağlandıktan sonra her iki dava dosyasının birleştirilerek sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini'' gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

2-Bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. Maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (kararın itiraz üzerine 26.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır) karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ..., sanık ..., katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'ın temyiz sebepleri, kazaya neden olan parçanın hatalı olmasının kendisinin bilemeyeceğini, raporların çelişkili olduğuna, kusurunun olmadığına, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, ilişkindir.

Sanık ...'nin temyiz sebepleri, kazaya neden olan parçanın hatalı olmasının kendisinin bilemeyeceğini, raporların çelişkili olduğuna, kusurunun olmadığına, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri, Yargıtay bozma ilamına aykırı, trombakıl denilen parçanın bozuk olduğunu teyit eden ancak, bu parçanın üretildiği firma yetkililerine kusur izafe etmeyen raporlara dayanılarak verilen hükmün hukuka aykırı olduğuna, beraat eden sanıkların cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanıklar ... ve ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.10.2009 tarihinde ...'in alt işveren olarak ... Enerji çalışanı olduğu, sanıklar ... ve ...'ın ... Enerji firmasının yetkilileri oldukları, sanıklar ..., ... ve ...'nın ... A.Ş. Firmasının yetkilileri oldukları, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in trombakıl sistemini üreten firmanın yetkilileri oldukları, sanık ...'in ... kontrolörü olduğu, olay günü müteveffanın Afyon-Denizli gerilim hattı yapım işi kapsamında Çal ilçesi ... köyü ... tepesi mevkiinde yapılmakta olan yüksek gerilim hattı çalışması sırasında trombakıl denilen parçanın kopması sonucunda yaklaşık 4-5 metre yükseklikten yere düşerek hayatını kaybettiği, kaza sonucu İzmir Adli Tıp Kurum Başkanlığı tarafından düzenlenen otopsi raporu ile müteveffanın ölümünün iş kazası nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiği, mahkemenin 2010/205 E.-2013/31 K. sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'nin olay nedeniyle beraatlerine, hatalı trombakıl üreticileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, mahkeme hükmünün Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/7599 E-2014/9694 K. sayılı ilamı ile hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilere ilişkin açılan dava dosyasının temyize konu dava dosyası ile birleştirilerek sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, Yargıtay bozma ilamı üzerine, diğer sanıklar hakkında açılan dava dosyasının (2018/324) birleştirildiği, mahkemece alınan ve dosyada yer alan diğer bilirkişi raporları karşılaştırılarak düzenlenen 09.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak "Trombakıl diye adlandırılan aparat iş güvenliği teçhizatı olmayıp yapılan işle ilgilidir. Söz konusu kazada öncelikli yapılması gereken çalışanlara sepetli vinç veya manlift sağlanması, yatay yaşam hattı çekerek ya da sabit ankraj noktaları oluşturarak çalışanların emniyet kemerini bu noktalara bağlamasını sağlamalıydı. Emniyet kemerinin hatta bağlanması tamamen bir hatadır. Trombakıl olarak adlandırılan aparatın sıyrılması bahse konu kazanın yaşanmasına neden olmuştur fakat müteveffanın ölümüne sebebiyet veren hatalar toplu koruma önlemlerinin alınmaması ve emniyet kemerinin bağlanabileceği sağlam noktaların tesis edilememesidir." ifadelerine yer verilerek sanıkların asli kusurlu olduklarının, sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili olarak "Bu durumda asıl işveren ... yetkilileri söz konusu işte 4857 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 77'inci maddesine göre her türlü tedbirin alınmasını, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, çalışanların alınan önlemlere uyup uymadığını denetlemeliydi." ifadelerine yer verilerek sanıkların tali kusurlu olduklarının, sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak "Söz konusu kaza trombakıl sisteminin arızalanmasından dolayı değil emniyet kemerinin amacına uygun kullanılmamasından dolayı meydana gelmiştir." ifadelerine yer verilerek sanıkların kusurlu olmadıklarının, sanık ... ile ilgili olarak " Söz konusu hat sanığın sevk ve idaresinde bulunmadığı, kullanılan malzemeyi tek tek kontrol etmesini mümkün olmadığı" ifadelerine yer verilerek sanığın kusurlu olmadığının belirtildiği göz önüne alınarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işledikleri mahkemece sabit görülmüş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında meydana gelen olayda kusurlarının bulunmadığı sabit görülerek; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. Maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

1.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden:

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, Çal Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;

Bozma öncesi kovuşturma aşamasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda yüklenici firma ... A.Ş. şantiye şefi ...'un kusurlu olduğunun belirtildiği, 24.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda yine şantiye şefi ...'un kusurlu olduğunun belirtildiği, bozma ilamı sonrası alınan 01.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ... şantiye şefi olarak atandıysa kusurun ...'a ait olduğunun belirtildiği dikkate alındığında şantiye şefi ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, hem asıl işverenin (... A.Ş.) hem de alt işverenin (... Enerji) mevzuata uygun şekilde şantiye şefi atayıp atamadığı araştırılmadan, atandığının tespiti halinde bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılırsa dava dosyası ile birleştirilerek tüm delilleri birlikte değerlendirildikten sonra sanıkların hukuki durumunun buna göre belirlenip, gerektiğinde üç kişilik iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden kusura ilişkin yeniden rapor alınması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik kovuşturmayla sanıklar hakkında hüküm kurulması,

3.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden:

Olayın 10.10.2009 tarihinde Çal ilçesi ... köyü ... mevkiinde yapılan yüksek gerilim hattı çekilmesi çalışmalarında durdurucu direk üzerinde çalışan işçi ...'in teli direğe bağlayan trombakıl diye adlandırılan iki tarafında vidalı saplantı demiri bulunan metal bağlantı elemanı üzerinde çalışırken, trombakıl gövdesi içindeki vidalı metalin kuvvet tarafından gövdeden ayrılması nedeniyle yaklaşık 4 metre yüksekten düşmesi sonucu gerçekleştiği sabittir.

... Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü tarafından 03.09.2012 tarihli inceleme raporu düzenlenmiş, olay yerinden alınan trombakıl ile muadil trombakıl mukayese edilerek yapılan incelemede özetle; trombakıl üretiminin hatalı olduğu, boru ağzının iç yüzeyinde vidalama dişinin açılmadığı, karşılıklı dişsiz bölgelerin bulunduğu, bu hatanın sahada ve uygulama alanında gözle görülemeyeceği, ancak fabrikadaki kalite kontrol sürecinde rahatlıkla görülebileceği tespit edilmiştir.

Meydana gelen kazanın hem bilirkişi raporlarında hem de mahkemece olayın oluş kısmında trombakılın uç kısmının ayrılması sonucu meydana geldiği kabul edilmesine rağmen çelişki yaratacak şekilde sonradan kazanın trombakıl sisteminin arızasından değil de emniyet kemerinin amacına uygun kullanılmamasından dolayı meydana geldiği belirtilerek sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de sanıkların üretici firmadaki görevleri de belirlenmek suretiyle kalite kontrol sürecinde yer alan sanıkların kusurlu olmalarına rağmen hatalı bilirkişi raporuna dayanarak beraatlerine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Çal Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ..., sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§