"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/176 E., 2021/357 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama, el koyma, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, gözaltı ile tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.869,06 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminata ilişkin kısmından "20.000 TL" ibaresinin çıkartılması yerine "30.000 TL" ibaresinin eklenmesi, hükmün vekalet ücretinin belirlenmesine ilişkin kısmından "3.880,36 TL" ibaresinin çıkartılması yerine "5.380,36 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğuna, müvekkilin maddi ve manevi zararının Hakimlik/Cumhuriyet savcılığı mesleğine ve maaşına göre hesaplanmasının gerektiği, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtmelerine rağmen, arama, yakalama, gözaltı ve koşulları, adli kontrol ve malvarlığına el koyma tedbirlerine ilişkin hiçbir tazminata hükmedilmediği gibi, belirtilen hususlarla ilgili en küçük bir değerlendirme yapılmadığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/23556 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından 16.07.2016 - 28.03.2017 tarihleri arasında 255 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 25.02.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 01.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacının maddi tazminata ihraç olduğu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan i) bendinde hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j) bendinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle davacı vekilinin taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak yapılacak değerlendirme neticesinde karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Karar başlığında dava tarihinin gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.