Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/3809 E. 2026/1030 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/869 E., 2021/1290 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, katılan vekili yönünden 17/05/2021 tarihli süre tutum dilekçesinde, gerekçeli temyiz dilekçesini sunmak için gerekçeli kararın tebliği talep edildiği, gerekçeli kararın katılan vekiline 23/06/2021 tarihinde 7201 sayılı Yasanın 21 maddesi uyarınca tebliğ edildiği; katılan vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptanması nedeniyle; temyiz isteğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 294/1, 295/1, 298/1 maddeleri uyarınca REDDİ; sanık müdafii yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/20 19... /345 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararı ile sanığın hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 62/1, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 28.04.2021 tarihli 2020/8 69... /1290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasınave mahsuba karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği, ceza miktarına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde ... İlçesinde bulunan ... ile ... Kavşağı arasında D-400 karayolu üzerinde ... - ... yolu istimaketinde, sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçla, kara yolu üzerinde bulunan yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa ... .'ye çarptığı, kaza neticesinde ... .'nin olay yerinde hayatını kaybettiği, meydana gelen kaza ile ilgili tutulan kaza tespit tutanağında, sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun, müteveffa ...'un ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, olayda mahkemece asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen temel ceza miktarı hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

2918 sayılı Kanun'un 74. maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar

" hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve hükmedilen temel cezadan 5237 sayılı Kanun'un 22/3. fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği hususu dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince ''sanığın 50 km/s hız sınırının bulunduğu yolda 100 km/s hızla aracını kullanması, yaya geçidinin bulunduğu yönündeki trafik işaretlerini dikkate almadan yüksek hızla aracını sevk ve idare etmeye devam ederek yaya geçidine geldiğinde yavaşlamadan ve durmadan yayalara çarpmak suretiyle ölümlerine sebep olması nedeniyle neticenin öngörülebilir olduğu, sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kanaatine varılmakla'' şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı, meydana gelen eylemin taksirli eylem kapsamında kaldığına yönelik herhangi bir gerekçesinin olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§