Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/3773 E. 2026/2974 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1135 E., 2021/671 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 63. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olmadığına, kazanın karşı tarafın kusuru nedeniyle meydana geldiğine, sanığa kusur atfedilse dahi alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.02.2018 tarihinde saat 08.05 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 12... plaka sayılı kamyonet ile gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, bölünmüş, iki şeritli, şerit genişliği 7 metre olan, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada ve buzlu zeminli, hız sınırının 50 km/s olan devlet yolunda, D ... numaralı devlet kara yolunu takiben Bingöl istikametinden...yönüne sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, yolun 15.km+400. metresinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne geçtiği esnada aracının sağ yan kesimleri ile karşı yönden gelmekte olan sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 16... plaka sayılı otobüsün ön kesimlerinin çarpışması neticesi 12... plaka sayılı araçta şoför ve yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'ın ölümüyle sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında; 12... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 16... plaka sayılı otobüs sürücüsü sanık ...'ın herhangi bir kural ihlali yapmadığının belirtildiği, soruşturma evresinde adli trafik bilirkişisi tarafından 26.03.2018 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, 12... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek asli kusurlu, 16... plaka sayılı otobüs sürücüsü sanık ...'ın herhangi bir kural ihlali yapmadığının kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, soruşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 10.12.2018 tarihli raporunda; ölen sürücü ... idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu devlet yolunda seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini şeridi içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, mevcut hava koşullarını ve yolun geometrik yapısını dikkate almayıp tedbirli vaziyette seyretmediği ve olay mahalline geldiğinde ise direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle düz şerit çizgileri ile bölünmüş yolun karşı yön bölümü içine girerek dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu, sanık sürücü ... idaresindeki otobüs ile kendi seyir şeridi içinde çıkış eğimli yolda seyir halindeyken hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli bilirkişi heyeti tarafından 03.10.2020 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, trafik kazasının meydana gelmesinde sanık sürücü ...'ın kusursuz olduğu, kamyonet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ın; ..., ..., ... ve ...'ın ölümüyle ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kusur sorumluluğunun bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda, kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'nun 31.08.2020 tarihli raporunda, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu devlet yolunda seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, istikamet yönüne hitaben bulunan trafik işaret levhalarını ve mevcut mahal şartlarını da dikkate alarak seyrine istikamet şeridini takiben müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz şekilde seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek devamlı düz şerit çizgisi ile bölünmüş karayolununun karşı yön bölümüne geçmesi sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu, sanık sürücü ... idaresindeki otobüs ile gündüz vakti çıkış eğimli yolda seyir halindeyken seyir yönüne hitaben bulunan trafik işaret levhalarını ve mahal şartlarını dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'ın; ..., ..., ... ve ...'ın ölümüyle ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ancak;

Sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 16... plaka sayılı ... ...şirketine ait yolcu otobüsü ile olay tarihinde... iline gitmekte olduğunu,...köyüne geldiği sırada yolun kavşak olması nedeniyle hızını 70 km'ye kadar düşürdüğünü, Bingöl istikametinden gelen bir aracın aşırı hızlı olmasından ve yolun buzlu olması nedeniyle kendi şeridine doğru kayarak ve dönerek geldiğini, kendisinin de hızını düşürerek yolun sağına doğru yanaştığını, buna rağmen karşıdan gelen araçla kafa kafaya çarpışmaya engel olamadığını beyan ettiği, tanıklar ... ve ...'ün beyanları ile doğrulanan sanık ...'ın savunmasına itibar edilmesinin gerektiği, buna göre dosya kapsamında, sanık ... ...'ın otobüs ile gündüz vakti çıkış eğimli yolda seyir halindeyken seyir yönüne hitaben bulunan trafik işaret levhalarını ve mahal şartlarını dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali derecede kusurlu belirtilmiş ise de taksirle işlenebilen bir suç söz konusu olduğunda öncelikle failin dikkat ve özen yükümlülüğün tespiti gerektiği, zira failin dikkat ve özen yükümlülüğü yoksa suçunda olmadığı, bu yolda hareket noktası birlikte yaşama zorunluluğundan doğan yerleşmiş kurallar veya otoritenin vazettiği mevzuat olduğu, dikkat ve özen yükümlülüğünün belirlenmesinde ayrıca failin deneyimleri, yetenekleri, algılaması, kültür ve bilgi düzeyi, yaşadığı ve içinde bulunduğu ortam, düşünce ve inançları dikkate alınarak objektif şekilde dikkat ve özen yükümlülüğünün var olup olmadığı, varsa dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği araştırılması gerektiği, bunun sonucunda dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu neticeyi öngörebilmesine rağmen de dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen kişinin kusurlu olduğu, failin iradesi kasten işlenen suçlarda neticeye, taksirle işlenen suçlarda ise harekete yönelik olduğu, failin bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği eylem ihmali veya icrai olabileceği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden iradi bir eylem gerçekleştiren failin taksirli suç nedeniyle cezalandırabilmesi için yaralanma ya da ölüm şeklinde ortaya çıkan sonucu istememesi gerektiği, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden haraketi ile yaralanma ya da ölüm şeklinde gerçekleşen netice arasında uygun illiyet bağı kurulamıyorsa sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, taksirli hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının kurulabilmesi için bu hareket yapılmasa sonucun gerçekleşmesinin olanaklı ve muhtemel olması aranması gerektiği, yaralanma ya da ölüm şeklinde ortaya çıkan sonucun öngörülebilir olmasına rağmen fail tarafından öngörülememiş olması gerektiği, buna göre oluşa uygun düşmeyen 31.08.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'nun 31.08.2020 tarihli ve 40968900-101.01.02-2020/65041 sayılı raporuna itibar edilemeyeceğinden; ölen ...'ın 12... plaka sayılı kamyonet ile aşırı hızlı olmasından ve yolun buzlu olması nedeniyle şeridinden kayarak karşı şeride geçerek, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 16... plaka sayılı ... ...şirketine ait yolcu otobüsünün ön kısmına çarpması neticesi dört kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, sanık ...'ın alabileceği önlem olmadığından olay nedeniyle sanık ...'a kusur yüklenemeyeceği ve İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün isabetli olduğu gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§