"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1566 E., 2021/238 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.07.2017 günü, saat 00.30 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile meskun mahal sınırları içindeki, bölünmüş iki şeritli, yatayda düz, düşeyde eğimsiz, kuru, asfalt kaplama yolda seyri sırasında, köprülü kavşağa geldiğinde, beyanına göre başka bir aracın sıkıştırması üzerine sola manevra yaparak şerit değiştirmesi sonrasında, önünde seyretmekte olan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... tipi motosikletin arka kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde, sürücü ...'nun aracı ile orta refüjü aşarak çarpma noktasından 34 metre ileriye savrulması, sanığın aracının ise çarpma noktasından 94 metre ileride durabilmesi şeklinde meydana gelen ve sürücü ...'nun ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında, kaza tespit tutanağında; sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a ve 56/1-a maddeleri gereğince kural ihlalinin bulunduğunun, ölen sürücünün ise kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, Yerel Mahkemece, kaza tespit tutanağı doğrultusunda sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın asli ve tam kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olduğu olayda, temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve hak ve nesafet ilkeleri nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle ve kusur durumuna göre hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığın hızının bilimsel olarak tespit edilememesi ve yalnızca ehliyetsiz araç kullanmanın bilinçli taksire sebebiyet vermeyeceği gerekçeleriyle bilinçli taksir hükümleri uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, somut olayda mahaldeki azami hız limitinin 50 km/s olduğu, sanığın çarpma noktasından 94 metre ileride durabildiği, sanığın çarptığı Atv tipi motosikletin çarpma sonrası orta refüjü aşarak çaprazlama şekilde 34 metre ileriye savrulduğu anlaşılmakla; sanığın olay anında saatte kaç km hızla seyir halinde olduğunun, mahal şartları, olay sonrası trafik kazası tespit tutanağı içeriğine yansıtılmış olgular, kazaya karışan araçların teknik özellikleri, kaza sonrası durma pozisyonları ve hasar durumları, fren sistemi gibi etkenler baz alınarak; evrensel kabul gören bilimsel bir yöntemle uzman bilirkişi heyetine incelettirilmesi, sonucuna göre sanığın kusur durumunun ve bilinçli taksir altında hareket edip etmediğinin tartışma ve değerlendirme konusu yapılması gerektiği gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.