Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/3528 E. 2026/813 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3206 E. 2021/877 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarih, 2018/180 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince duruşma açılarak 16.03.2021 tarih, 2019/3206 Esas, 2021/877 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 62/1, 53/6. Maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.05.2022 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinin ve ertelenmemesinin Yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince, suç tarihinde saat: 10.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 64... plaka sayılı otobüs ile Uşak iline gitmek üzere Banaz İlçesi ... kavşağı civarında, yolun sağ tarafında bulunan otobüs durağına yolcu almak üzere girdiği ve yolcu aldığı, daha sonra tekrar yola girmek üzere hareketlenip aracın sol ön kısmını kısmen yola sokup dikiz aynasından müteveffanın geldiğini görmesi üzerine tekrar durduğu, bu sırada gerisinden sağ şeridi takiben hızla gelen müteveffanın sevk ve idaresindeki 64... plaka sayılı motosikletin sağ yan kısımları ile otobüsün sol ön yan ve sol ön teker kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulan motosikletin sol şerit üzerinde seyir halinde olan sürücü ...' in sevk ve idaresindeki 64... plaka sayılı kamyonete çarpması sonucunda 11/06/2017 tarihli otopsi tutanağına göre müteveffanın kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu kardiopulmaner kollaps gelişmesine bağlı olarak öldüğü olayda; trafik kazası tespit tutanağına göre, müteveffanın KTK'nın 66. maddesinde düzenlenen "Motosiklet sürenlerin devamlı iki elleri ile taşıtlarını sürmeleri ve yönetmelikte belirtilen güvenlik şartlarına uymaları zorunludur" ve yine KTK 46/1-a-b maddesinde düzenlenen "Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetli geçişini beklemek ve trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadır" kurallarını, sanığın ise KTK'nın 67. maddesinde düzenlenen "Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasında çıkarken, duraklarken veya park yaparken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken sağ veya sola dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır" kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduklarının bildirildiği, mahkemece yapılan keşifte alınan 13/07/2018 tarihli bilirkişi raporuna görede; müteveffanın KTK'nın 46/B md "Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetli geçişini beklemek zorundadırlar", 46/C md "Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar." ve 66/B md "Bisiklet sürenlerin en az bir elleri, motorlu bisiklet sürenlerin manevra için işaret verme hali dışında iki elleri ve motosiklet sürenlerin devamlı iki elleri ile taşıtlarını sürmeleri ve yönetmelikte belirtilen güvenlik şartlarına uymaları zorunludur." maddelerini ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu, sanığın da KTK' nın 67/A "Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasında çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağ veya sola dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır" ve 84/J "Manevraları düzenlenen genel şartlara uymama" maddelerini ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduklarının bildirildiği, ATK trafik ihtisas dairesinden alınan 26/02/2019 tarih ve 11581 sayılı rapora göre ise; "Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahallinde yolun sağ tarafında yolcu indirme-bindirme için otobüs durağında durakladığı akabinde yola katılmak üzere hareketlenip tekrar durduğu sırada meydana gelen olayda, motosiklet sürücüsünün seyir durumunu olumsuz etkileyecek hatalı tutum ve davranışı olmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, müteveffa sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki manevra kabiliyeti yüksek motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli yaya geçidine yaklaşırken hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip, kurallara aykırı bir biçimde motosikletin üzerinde yatar vaziyette mevcut hızıyla seyrini sürdürdüğü, sol şeride geçmekte olan 64... plakalı kamyonet ile yolun sağ tarafında yolcu indirme-bindirme için otobüs durağında duraklayıp, yola katılmak üzere hareketlenip tekrar duran sanık sürücü idaresindeki otobüsün arasından geçmeye çalıştığı sırada otobüsün sol ön tekerlek kısımlarına çarpıp savrulmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, 64... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in ise olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağında meydana gelen kaza nedeniyle istikamet şeridine savrularan müteveffa sürücü idaresindeki motosiklete karşı alabileceği bir önlem olmadığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ATK raporunun oluşa uygun olduğu kabul edilerek olayın meydana gelmesinde sanığın kusurunun bulunmadığından bahisle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği, istinaf aşamasında, gerek olayın meydana geliş şekli, gerekse dosya kapsamında bulunan deliller nazara alındığında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sanığın hukuki durumunun tespiti için İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan 16/10/2020 tarihli rapor alınmış bu rapora göre, sanığın yönetimindeki otobüs ile duraktan yolcu aldıktan sonra çıkış yapmadan önce yolu iyice kontrol etmesi, kamyonetin kendisinin hizasını tamamen geçmesini beklemesi, kontrolüne devamı halinde motosikletin de gelişini görebileceğinden bunun da kamyonet ile kendisinin yönetimindeki otobüsün arasından geçişinin tehlike doğurabileceğini göz önüne alarak motosikletin de geçmesine imkan vermesi lazımken bunları yerine getirmediği, kontrolsüz ve tedbirsiz hareketi ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu, müteveffanın ise yönetimindeki motosiklet ile yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, yaya geçidi ve otobüs durağına yaklaşırken süratini azaltıp dikkatini arttırması, kesinlikle önünde seyreden kamyonet ile duraktan çıkmak üzere olan otobüsün arasından geçmeyip yavaşlayıp kamyonetin solundan geçmesi lazımken bunları yerine getirmediği gibi motosiklette yatarak seyretmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun bildirildiği, tüm bu gelişmeler ışığı altında, Dairemizce İTÜ öğretim üyelerinden alınan ve oluşa uygun olduğu kabul edilen 16/10/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre müteveffanın ölümü ile sonuçlanan olayda sanık ve müteveffanın her ikisinin de asli kusurlu oldukları, böylece sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçunu işlediği, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, otopsi tutanağı, CD inceleme tutanağı, keşif zaptı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın eylemine uyan TCK 85/1 ve 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Banaz 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2026 tarihinde karar verildi.

§