Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/2988 E. 2026/3243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/28 E., 2021/525 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince esasa ilişkin verilen kararda, kanun yolu bölümünde kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesinde "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir." hükmünün yer aldığı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(a) maddesi kapsamına girmeyen kararın temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla,

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesi sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 18.03.20 21... /28 Esas, 2021/525 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm fıkrasının; 2. bendinde yazılı "suç sebep ve saikleri" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın (A2) sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanığın suça konu kazayı otomobil ile yaptığı ve bu aracı kullanabilmesi için asgari (B) sınıfı sürücü belgesinin bulunması gerektiği gözetildiğinde, mahkemece sanığın yeterli sürücü belgesi bulunup bulunmadığı araştırılmadan geri alınmasına karar verildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen kararda takdiri indirim uygulanmamasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir,

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.10.2018 tarihinde, sanığın, 116 promil alkollü iken sevk ve idaresindeki otomobil ile tanık ... kullanımında olan araç ile karşılaştıkları, her iki araç sürücüsünün ...Bulvarı üzerinden ...Bulvarı istikametine doğru hızlı bir şekilde seyir halinde oldukları, sanığın tanığa ait araçtan önce ...öncesinde bulunan kavşağa hızlı bir şekilde girmesi sonucunda aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan caminin duvarına çarptığı,araçta yolcu olarak bulunan ...'in çarpmanın etkisi ile araçtan savrulması sonucunda yaralandığı, kaldırıldığı hastanede aynı gün hayatını kaybettiği, meydana gelen olayda sanığın asli kusurlu olduğu, ölenin tali kusurlu olduğu, sonuç olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş; ancak taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "suç sebep ve saikleri" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesinde "belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin'' düzenlendiği, sanığın suça konu kazayı otomobil ile yaptığı ve bu aracı kullanabilmesi için asgari B sınıfı sürücü belgesinin bulunması gerektiği, alındığı tarih itibariyle 18 yaşından küçük olan sanığa ... Müdürlüğünden verilme 03.10.2016 tarihli ve ... numaralı (A2) sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hüküm kurulması, hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ''Sanığın Aydın emniyet müdürlüğünden aldığı 03.10.2016 tarihli ... nolu sürücü belgesinin TCK 53/6 maddesi gereğince takdiren 2 YIL SÜREYLE GERİ ALINMASINA,'' ibarelerinin hükümden tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2026 tarihinde karar verildi.

§