"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/516 E., 2020/2545 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, (E) sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın yağışlı havada hızlı şekilde seyretmesi, hatalı şekilde sollama yapması ve trafikte gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında sanığın kasten hareket etmiş olup en üst sınırdan cezalandırılması ve cezasında herhangi bir indirim uygulanmaması gerektiğine, trafik kazasından ötürü katılanların maddi ve manevi ağır kayıplara uğradıklarına, katılan ...'ün kaza nedeniyle yatalak kaldığına, ...'ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığına, sanığın katılanların maddi ve manevi hiçbir zararını karşılamadığına, sanığın hiçbir pişmanlık belirtisi göstermediğine, sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasına, indirim ve lehe olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın gerekli dikkat ve özeni gösterdiğine, kazanın dış faktörlerin, zorlayıcı ve mücbir sebeplerin etkisi ile meydana geldiğine, kazanın yolun olumsuz koşulları ve hava muhalefeti nedeniyle gerçekleştiğine, sanığın aleyhine gelen bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme içerdiğine, kaza yerindeki yolun eğimi ve gerekli uyarı levhalarının olmayışı, virajın derinliği gibi birçok olumsuz etkenin sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve kazanın meydana gelmesine neden olduğuna, sanığın olay gününde yolun kaygan oluşu ve virajın çok keskin oluşundan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybettiğine ve aracın karşı şeride geçmesine engel olamadığı, gerekli işaret levhaları ve hız uyarıları olsaydı sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmeyeceğine ve kazanın gerçekleşmeyeceğine, bu sebeplerden dolayı kusuru olmayan sanık hakkında beraat kararı verilmemesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.08.2016 tarihinde saat 14.00 sıralarında, sanık sürücü ...'nun idaresindeki 52... plaka sayılı kamyonet ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, 7,60 m genişliğinde, iki yönlü, iki şeritli, eğimsiz, virajlı, asfalt kaplama, yağmurlu havada ve ıslak zeminli devlet yolunda, ... ilçesi istikametinden ... ilçesi istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçerek karşı yönden gelmekte olan katılan sürücü ... yönetimindeki 34... plaka sayılı otomobil ile kafa kafaya çarpışması neticesinde, 34... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan ...'ün ölümü ve aynı araçta sürücü ve yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'ün yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 52... plaka sayılı araç sürücüsü olarak sanık ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g (şeride tecavüz etmek) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 34... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, kovuşturma evresinde alınan ... Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21.09.2017 tarihli raporunda; sanık sürücü ... yönetimindeki kamyonet ile yola gereken dikkatini vermediği, hızını; yolun geometrik özelliği ve mahal şartlarına göre ayarlamayıp kendi seyir şeridini muhafaza edecek tarzda seyrini sürdürmediği, sevk ve idare hatası ile vasıtasını kaydırıp karşı şeride geçerek olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğunun, katılan sürücü ...'ün ise yönetimindeki otomobil ile kendi yol bölümünde nizami bir şekilde seyretmekte iken karıştığı olayda sonuçta atfı kabil kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'nun ...'ün ölümüyle, katılanlar ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ...'ün basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, (6.) ağır derecede etkili kemik kırığı oluşturacak ve yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde, ...'ün basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, (2.) orta derecede etkili kemik kırığı oluşturacak ve yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde ve ...'ün BTM ile giderilemez, (6.) ağır derecede etkili kemik kırığı oluşturacak ve yaşamı tehlikeye sokan bir duruma, yüzde sabit ize, sağ kulakta saptanan işitme kaybının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.