Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/2720 E. 2026/497 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2481 E. 2020/1920 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarih, 2017/6 11... /392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'u 85/1, 62/1, 51/1-3-7-8 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Hükmün katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince duruşma açılarak 17.12.2020 tarih, 2019/24 81... /1920 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.05.2022 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince, olay tarihi olan 04/06/2017 günü saat 21:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 34... plakalı aracıyla ... Okulu üst sokağı olan ... Sokak karşısında seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan maktul ...'ye aracının sağ ön kısmıyla çarpması sonucu maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, maktulün otopsi raporuna göre ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, ekstremite, pelvis sternum, omur ve çoklu kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sanığın asli kusurlardan olan aracın hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği, maktulün ise bu kazada kural ihlali yapmadığının belirtildiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan 15/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda, ölen yaya ...'nin yaya geçidinin bulunmadığı mahalde dikkatsiz davranışla araçlara ilk geçiş önceliğini vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, sanığın ise aniden önüne çıkan yayaya herhangi bir fren veya manevra tedbiri uygulamadan çarpması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporuna itibar edilerek ve sanık tali kusurlu kabul edilerek sanığın cezalandırılması yoluna gidildiği, ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup özellikle o yer Cumhuriyet savcısı tarafından kaza tespit tutanağı ile aldırılan bilirkişi raporu arasında bulunan çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu belirtilmiş olup; öncelikle bu çelişkinin giderilmesi için istinaf aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırıldığı, 21/10/2020 tarihli raporda sanığın aracıyla olayın meydana geldiği yolda seyir halindeyken yola gereken dikkati vermesi, seyrini tedbir alabilecek vaziyette dikkatli bir şekilde sürdürmesi karşıdan karşıya geçmeye çalışan, varlığından haberdar olduğu yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle olayda tali kusurlu olduğu, ölen yayanın ise kazanın meydana geldiği yolda karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce seyir halindeki araçların hız ve konumunu dikkate alması, ilk geçiş hakkını sanığın idaresindeki araca vermesi, geçiş yapan araçlara karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada meydana gelen olayda asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu raporuyla dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin de giderilmiş olduğu, sonuç olarak meydana gelen olayda sanığın tali kusurlu, ölenin ise asli kusurlu olduğunun kabulü ile bu şekilde sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçunu işlediği kanaatine varıldığı, temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61. maddesinde yer alan ölçütlerden olan suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, sanığın tali kusurlu hareketi sonucu bir kişinin vefat ettiği, bu nedenle meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kusur durumu dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan biraz daha fazla uzaklaşılması gerekirken sanığa alt sınırdan ceza tayin edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, katılanlar vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görüldüğünden, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak suçun işleniş şekli, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve meydana gelen zararın ağırlığı gözönüne alınarak suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılmak suretiyle sanığın teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek sanığa verilen cezadan takdiri indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının taksirli olması gözetilerek TCK'nın 50/1-a ve 50/4 maddeleri gereğince takdiren adli para cezasına çevrilmesine, cezanın süresi göz önüne alındığında yasal engel nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına, sanığın tali kusurlu oluşu ve olayın oluş şekli nazara alınarak sürücü belgesinin geri alınmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§