"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/19 12... /451 Karar
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 4 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilinçli taksir uygulama koşullarının oluşmadığına, ölenin de kusurlu olduğuna, teşdit uygulanmasının yerinde olmadığına, tanığın aşamalarda alınan beyanlarında çelişki bulunduğuna, tanık beyanına göre sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmadığına, TCK 50/1-a maddesinin uygulanmasında çelişki olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
B.Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın olası kastla suçu işlediğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sosyo kültürel durumu, eğitim seviyesi, alkollü vaziyette araç kullanmak halinde doğacak neticeleri öngörebilecek durumda olduğunu gösterdiği, aynı şekilde sanığın araç kullanırken yiyecek tükettiği, sürüş dikkatinin etkilendiği hususları gözetilerek sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine kanaat getirilmiş, müteveffanın alkollü olmasının kaza ve neticeleri arasında illiyet bağı tespiti yönünden; kazanın oluş şekli, ölüme sebebiyet veren eylemin müteveffanın motosikletine sanığın aracı ile arkadan çarpmış olması, olay yeri tutanağında göre çarpma yerinin tespit edildiği, müteveffanın kendi aracı için belirlenen şeridin dışına çıkmadığı, sanığın beyanlarının da bu durumu desteklediği hususları gözetilerek, mütevaffanın alkollü olmasının sanığın asli kusurunu ortadan kaldırmayacağı kanaatine varılmış, sanığın bilinçli taksirle kazaya sebebiyet vermesi, alkollü olmasının yanında, araç kullanırken yiyecek tüketiyor olması hususları değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yoluna gidilmiş, müteveffanın kask takmaması nedeniyle göstermesi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle tali kusurlu olduğunun kabulü ile en üst sınırdan ceza tayini yoluna gidilmeyerek sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ve başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmadığı, ancak; TCK'nın 53/6 maddesinde, sürücü belgesinin 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanığa ait sürücü belgesinin geri alınma süresinin üst sınırı aşarak belirlenmesi, 5271 Sayılı Kanunun 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklik olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasının altıncı bendinde yazılı " 4 YIL " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "2 YIL " ibaresinin eklenmesi sureti ile CMK 280/1-d ve 280/1(a) madde gereğince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
5237 sayılı Kanun 50/4. Maddesinin 2.cümlesi ile bu "...Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." düzenlemesi karşısında mahkemece " TCK'nın 50/4 maddesinin 2. cümlesi nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 50/1-a maddesinin uygulanmasına," şeklinde hüküm kurulması maddi hata olarak değerlendirilmekle;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.