Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/2534 E. 2026/676 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/936 E., 2022/81 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, hükmün sanığın yüzüne karşı 25.01.2022 açıklandığı, 28.01.2022 tarihinde sanık müdafiinin dosyaya vekaletname sunduğu, yasal temyiz süresi içerisinde sunulan vekaletnameye karşın, sanık müdafiine gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, bu itibarla sanık müdafii tarafından 04.03.2022 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak ve kesinleşme işlemleri yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına dair 25.01.2022 tarihinde sanığın yüzüne karşı açıklanmak suretiyle karar verilmiş, sanık müdafii tarafından 28.01.2022 tarihinde dosyaya vekaletname sunularak 04.03.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 08.03.2022 tarihli ek kararla, sanığın yüzüne karşı 25.01.2022 tarihinde açıklanan hükme karşı 15 günlük yasal temyiz süresinin 10.02.2022 tarihinde sona erdiği, buna göre temyiz isteminin süresinde olmadığı kabul edilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiş, sanık müdafiinin ek karara ilişkin temyiz istemi bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kararın onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosyaya vekaletname sunulmuş olmasına karşın tarafına gerekçeli kararın tebliğ edilmediği gözetildiğinde, temyiz isteminin süresinde olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.05.2019 günü saat 16.30 sıralarında sanık idaresindeki otomobil ile bölünmüş iki şeritli, asfalt kaplama, azami hız limitinin 30 km/s olduğu, sanığın seyrine hitaben "DUR" levhasının bulunduğu meskun mahal sınırları içindeki kavşağa geldiğinde, aracının ön kısımları ile kavşakta geçiş önceliği olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın sağ ön köşe ve sağ arka köşe kısımlarına çarpması sonucunda, sürücü ...'ın ölümü, sanığın aracında bulunan bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan kazada, Yerel Mahkemece, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu şeklinde görüş bildiren bilirkişi raporu hükme esas alınarak, sanığın aracında bulunan yaralanan kişinin şikayetinin bulunmaması nedeniyle, bir kişinin ölümüne sebep olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince istinaf aşamasında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20.12.2021 tarihli raporunda; sanığın asli, ölenin ise emniyet kemeri takmaması nedeniyle kendi ölümü üzerinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkemenin olayın sübutuna ilişkin değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemiş ancak kaza sonrası sanığın kullanmış olduğu aracın hız ibresinin 90 km olacak şekilde takılı olduğunun görüldüğü, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre olay yerindeki azami hız limitinin 30 km/s olduğunun tespit edildiği, sanığın kontrolsüz kavşağa geldiğinde kavşak içerisinde başka araçlarında seyir halinde olabileceğini ön gördüğü halde kendisine yönelik dur ihtarına uymadan kontrolsüz, dikkatsiz ve 90 km/s hız ile kavşağa girerek kazaya sebebiyet verdiği, bu itibarla meydana gelen kazada bilinçli taksir koşulları oluşmasına karşın, yerel mahkemece bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, asli kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olan sanık bakımından bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyete karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§