"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2558 E., 2021/267 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince O yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, bilirkişi raporunun tahmine dayalı hazırlandığına, kazaya sebep olan aracın başka bir araç olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.04.2019 günü saat 18.05 sıralarında sanık idaresindeki otomobil ile bölünmüş iki şeritli, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, meskun mahal sınırları içindeki yolda sol şeritte seyir halinde iken şerit değiştirmek istediği sırada, sağ şeritte seyretme olan sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın sol ön kısmına, aracının sağ arka çamurluk kısmıyla çarpması sonucunda, her iki sürücünün de direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ taraftan yol dışına çıkması ve sürücü ...'in ağaca çarpmakla durabilmesi, sanığın ise kaldırımda durabilmesi neticesinde, sürücü ...'in ölümü, aynı araçta bulunan iki kişinin 4. derece, bir kişinin 3. derece, bir kişinin de 2. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, soruşturma aşamasında alınan 22.04.2019 tarihli Trafik bilirkişi raporunda; sanık sürücünün asli kusurlu, ölen sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 07.08.2019 tarihli raporunda da; sanık sürücünün asli kusurlu, ölen sürücünün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, araçları ve olay mahallini gösterir fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, kaza öncesine ait görüntüleri içerir CD'ler ve görüntü izleme tutanakları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ölen sürücünün kullandığı aracın kendisine çarptığı ve olayda 3. bir aracın da bulunduğu ve ölen sürücünün kullandığı araca çarptığı yönündeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, olay öncesindeki tartışma, sanığın aracıyla diğer aracın yanına yanaşma ve makas atma şeklinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemler hakkında ise; dosya kapsamında yer alan deliller birlikte değerlendirildiğinde bu iddiaları destekleyen veya kanıtlayan bir bulguya rastlanılmadığı, sanığın da bu iddiaları kabul etmediği, bu itibarla bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı ancak sanığın asli ve tam kusurlu şekilde bir kişinin ölümüne, dört kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebep olduğu kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.