Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/2464 E. 2026/346 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/613 Esas, 2021/127 Karar

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 4 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, geçimini şoförlükle sağlayan sanık bakımından TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine, vekalet ücretinin eksik belirlendiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.05.2018 günü, saat 21.00 sıralarında sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresinde bulunan çekici ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, meskun mahal sınırları dışındaki yolda, aracının ön kısımları ile sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletin arka kısımlarına çarpması sonucunda sürücü ...'nın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde; kaza tespit tutanağında sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/d ve 52/1-c maddeleri gereği kural ihlalinin bulunduğu, sürücü ...'nın kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 26.03.2019 tarihli adli raporunda ise sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise kask takmaması nedeniyle kendi ölümü üzerinde alt düzeyde tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık sürücünün asli kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olduğu olayda, taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve meydana gelen zarar nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına ve TCK'nın 53/6. maddesinin uygulaması bakımından sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak suretiyle karar verilmiş olmasına karşın, katılanlar lehine Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda "4.080,00 TL" vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ilk derece mahkemesi karar tarihindeki tarife doğrultusunda eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün 9. paragrafında yer alan "2.725,00 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§