"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/2669 E., 2020/1722 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM:İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 54/4 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli emanette kayıtlı kovanların müsaderesine ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63... /4. maddeleri uyarınca 5 yıl 22... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve adli emanette kayıtlı kovanların müsaderesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri: sanığın olası kastla öldürme hükümleri kapsamında cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Olay günü gece saatlerinde sanığın düğün merasimi sonrasında iki araçtan oluşan konvoyla gelin arabasının sürücülüğünü yapar durumda gelin indirmek üzere olay mahalline geldiği, olay yerinin bulunduğu sokağın yaklaşık 3,5- 4 metre genişlikte dar bir sokak olduğu ve tek katlı yahut üst katı dam olmak üzere iki katlı evlerden oluştuğu, olayın sıcağı sıcağına alınan tanık beyanlarına göre gelin indirme merasimi için sokakta 10-15 kişinin bulunduğu, aynı zamanda evlerinin damlarında merasimi izlemek üzere komşuların bulunduğu, sanığın olay mahallinde aracından indiği ve taşıma ruhsatı bulunan SIGSAUER marka ... seri numaralı 9 mm çapında silahı ile ölenin ikametinin yanında havada doğru 15 el ateş etmesi neticesinde ikametinin damında bulunan ...'ün yaralandığı, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını kaybettiği ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2017 tarihli otopsi raporunda kişinin ölümünün "Ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kemik kırıklıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu" meydana geldiğinin bildirildiği, olay yerinden elde edilen 15 adet kovanın sanığa ait tabancadan atılmış olduğunun Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün Amirliğinin uzmanlık raporu ile tespit edildiği olayda;
2-İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü sonuçlanan olayın meydana gelmesinde,sanığın düğün merasimi sonrası tabanca ile havaya ateş etmesinde, sokak genişliği ve sokakta bulunan evlerin yüksekliği dikkate alındığında öngörme unsuru gerçekleşmiş olmasına rağmen, sanığın neticeyi istemediğinin kabulünün gerektiği, her ne kadar sanığın olası kastla kasten öldürme suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının üzerine, ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgular isabetli görülmüşse de, takdir edilen temel ceza miktarı orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılma yoluna gidilerek sanığın 5 yıl 22... gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Olay günü, düğün merasimi sonrasında gelin indirme sırasında olayın sıcağı sıcağına alınan tanık beyanlarına göre çevrede 10-15 kişinin ve evlerinin damlarında gelin indirme merasimini izlemekte olan komşuların bulunduğu sırada, genişliği yaklaşık 4 metreden başlayarak, yaklaşık 3,5 metreye kadar daralan sokakta, damat evi ile ölenin ikametinin karşılıklı olduğu durumda, yine tanık beyanlarına göre sanığın çevresinde bulunanların ateş etmemesi konusunda ikazlarına kayıtsız kalarak ölenin ikametinin yanında havaya 15 el ateş etmesi üzerine, ikametinin damında bulunan bir kişinin başına isabet eden kurşun ile ölmesi ile sonuçlanan olayda,
Sanık hakkında hüküm tesis edilirken olası kast, taksir ve bilinçli taksir gibi ceza hukuku kavramlarının incelenmesi ve somut olaya tatbik edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-2019/518 Karar sayılı ilamında: ''Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.'' denilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında kullanılan silahın etki alanı, silahın niteliği, elverişliliği, atış yapılan alan, atış sayısı, saçma tanelerinin sayısı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın gece vakti, kendisine yakın mesafede yaklaşık 10-15 kişinin sokakta ve komşuların da damda bulunduğu sırada havaya açtığı ateş sonucu dağılacak saçma taneleri ile birilerinin yaralanabileceğini veya öleceğini öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmemesi adına bir çaba sarf etmediği, bir başka deyişle neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine karşın duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle neticeyi kabullendiği gözetildiğinde eylemin olası kastla öldürme olarak kabulü gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek bilinçli taksirle öldürme suçu olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.