Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2022/2089 E. 2026/344 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1393 E., 2021/39 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 63 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 63 maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, ceza miktarına, azami hız limiti konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna, takdiri indirim sebebinin uygulanması gerektiğine; katılanlar vekilinin temyiz istemi, meydana gelen kazada birden çok kural ihlali bulunan ve olay yerinden kaçan sanık hakkındaki temel cezanın ve bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.03.2019 günü saat 00.10 sıralarında sanık idaresindeki otomobil ile bölünmüş iki yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, meskun mahal sınırları içindeki yolda seyri sırasında yüksek sesle müzik dinleyerek çevreye rahatsızlık vermesi şeklindeki ihbar üzerine, devriye görevi yapan görevlilerin defaten dur ikazı üzerine hızını artırarak seyrine devam ederek sol şeritte park halinde duran bir araca çarpması, devamında karşı şeritten seyrine devam eden bir motosiklete çarpması, son olarak yine park halinde bulunan bir araca çarpması şeklinde meydana gelen ve motosiklet sürücüsü ...'ın ölümü, motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı (4. derece) oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan kazada, Yerel Mahkemece, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu şeklinde görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle, tanık anlatımlarına göre sanığın alkollü olduğu, ehliyetinin bulunmadığı, polisin dur ikazına uymayarak zikzaklar çizerek aşırı süratli şekilde seyrettiği ve bu itibarla eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabul edilerek, asli ve tam kusurlu hareketleriyle bir kişinin ölümü ve bir kişinin de nitelikle şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkemenin olayın sübutuna ilişkin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ancak temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla bulunmuş ve mahkemece sanığın alkollü olduğu ve aşırı hızlı olduğu kabul edilerek bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan belirlendiği, sanığın kazadan sonra olay yerinden kaçtığı, saat 00.10 civarında meydana gelen kazadan yaklaşık 9 saat sonra saat 09.00 da teslim olması sonrasında yapılan kontrolde alkolsüz olduğunun tespit edildiği, sanık ile aynı araçta bulunan tanıkların çelişkili beyanlarda bulunduğu ve sanığın alkol almadığına dair savunması dikkate alındığında; kaza anında sanığın alkollü olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, istinaf incelemesi sırasında hazırlanan bilirkişi raporu ile kaza öncesinde 97 km olarak tespit edilen sanığın kullandığı aracın hızı dolayısı ile 50 km olan hız limitini bir katına yakın aşarak kazaya sebebiyet verdiği, bu itibarla bilinçli taksir arttırım oranının buna göre belirlenmesi gerekirken, üst sınırdan belirlenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asli ve tam kusuru ile bir kişinin ölümü ile bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebep olan sanık bakımından temel ceza miktarının azaltılması ve bilinçli taksir artırım oranının 1/3 olarak uygulanması suretiyle mahkumiyete karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§