"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/659 E., 2020/2706 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın öndeki araca çarpmamak için ani bir refleksle sol seride geçtiğine, bölge halkı tarımla uğraştığı için yolda çok fazla traktör bulunduğuna, bölgedeki araç trafiğinin sağlıksız olduğuna, sanığa asli kusur izafe edilemeyeceğine, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, olayda zorunluluk hali olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; katılanın ölenin gayri resmi eşi olması sebebiyle ölüm sebebiyle de katılma talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen cezanın az olduğuna, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; kazanın tam olarak aydınlatılmadığına, keşif yapılması gerektiğine, hükmedilen cezanın az olduğuna, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 09.11.2018 tarihinde saat 14:30 sıralarında sanık ... sevk ve idaresindeki 37... plaka sayılı otomobil ile iki yönlü, düz ve eğimsiz, kuru ve asfalt kaplama zeminde, gündüz, havanın açık, azami hız sınırının 90 km olduğu meskun mahal dışı olan il yolunda ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken, ön ilerisinde, yolda bulunan traktör nedeniyle yavaşlayan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki 42... plaka sayılı otomobili geçmek istediği sırada, karşı istikametten seyirle gelen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki 26... plaka sayılı otomobil ile karşılıklı çarpışmaları neticesinde sürücü ...'in vefat ettiği, yanında yolcu olarak bulunan katılan ... 'in BTM ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (4) derece olacak şekilde yaralandığı olayda; 09.11.2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre; sanık ...'nın Karayolları Trafik Kanunun 84/1-g maddesinde belirtilen şeride tecavüz etme ve aynı kanunun 54/1-a maddesinde belirtilen önündeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmeme kuralları ihlal ettiği için asli kusurlu olduğu, diğer sürücülerin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, 06.03.2019 tarihli Adli Tıp Kurulu raporunda; sürücü ...'nın meydana gelen olayda sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, ön ilerisinde yavaşlayan araçla arasında güvenli sürüş için gerekli olan yeterli takip mesafesini korumamış, tehlikeli şekilde yaklaştığı otomobile çarpmamak için kontrolsüzce sol şeride geçerek şeride tecavüz etmiş olup meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli kusurlu olduğu, diğer sürücülerin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece sanık asli kusurlu kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin suçun sübutu ve kusur yönünden kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanığın kusur durumu dikkate alınarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği kanaatiye duruşma açılmasına karar verilerek, sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet, hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.