Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/9958 E. 2026/224 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1007 E., 2020/195 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü,

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, E sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi, katılan vekilinin temyiz isteminin yerinde olduğu ve hükmün düzeltilerek onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, müvekkilin hızının 75-80 km/s olduğu, müvekkiline orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla ceza verildiğini, müvekkilinin alkollü veya hız sınırı aşacak şekilde araç kullanmadığı, müvekkiline hükmedilen cezanın üst sınıra yakın olduğu ve fazla olduğuna ilişkin, katılan vekilinin temyiz istemi, 17.05.2017 tarihinde vekaletnamesini sunmuş olup vekilliğinin kabulüne karar verilmiş iken gerekçeli kararda diğer katılan vekilleri lehine avukatlık vekalet ücretine hükmedilmişken tarafına avukatlık vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.04.2016 günü saat 14.00 sıralarında, sanık ... idaresindeki 46... plaka sayılı minibüs ile, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, 7 m yol platform genişliği olan, iki şeritli bölünmüş tek yönlü, asfalt kaplama, açık havada ve kuru zeminli D-400 kara yolunda, Gaziantep istikametinden Osmaniye istikametine doğru seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yolun sağında park halinde bulunan yarı römorka çarpması sonucunda minibüste yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'ın ölümüyle, minibüste yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'ın yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 46... plaka sayılı minibüs sürücüsü olarak sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/a-1. maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, soruşturma aşamasında adli trafik bilirkişi tarafından 18.04.2015 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, 46... plaka sayılı minibüs sürücüsü olarak sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/a-1. Maddesinde düzenlenen "sürücülerin, geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri yasaktır" yazılı kuralı ihlal ederek asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma aşamasında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 16.08.2016 tarihli raporunda; sanık sürücü ... yönetimindeki minibüs ile yola gereken dikkati vermemiş, direksiyon hakimiyetine özen göstermeyip aracını yol içerisinde tutma becerisini sağlayamamış, sevk ve idare hatası ile yol dışı kalıp olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla olayda asli ve tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ...'ın ..., ..., ..., ... ve ...'ın ölümüyle, katılanlar ..., ..., ... ve ...'ın BTM ile giderilemez, katılan ...'nun ise BTM ile giderilebilir şekilde yaralanmaları ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 numaralı paragrafına "h- Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre belirlenen 4.360 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§