Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/9762 E. 2026/225 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2730 E., 2020/526 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve o yer cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü,

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, C sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükmün kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1ve 53/6 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve o yer cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün anmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, müvekkiline alt sınırdan ceza verilmesi yerine yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluyla fazla ceza tayini edildiği, müvekkiline verilen hapis cezasının yasal olmayan gerekçe ile para cezasına çevrilmemesine, koşulları oluşmasına rağmen TCK. 22/6. Maddenin müvekkili hakkında uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin, o yer cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın taşınması yasak olan kamyon kasasındaki yolculara rağmen ve sürat yapılmasına müsait olmayan yolda azami hız sınırından daha yüksek bir hızla seyretmek suretiyle meydana gelen bu kazayı ve sonuçlarını öngörebildiği halde gerçekleşen eylemde TCK'nın 22/3 maddesince bilinçli taksir hükmünün uygulanmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.07.2016 günü saat 10.30 sıralarında, sanık ... idaresindeki 07... plaka sayılı açık kasa kamyonet ile, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, 5 m yol platform genişliği olan, iki şeritli iki yönlü, sathi kaplama, açık havada ve kuru zeminli hız limitinin 50 km/s olan devlet yolunda, ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken karşı yönden gelen traktör nedeniyle sağa doğru yanaştığı esnada aracını mucura kaptırması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yolun sağında bulunan kaya parçasına çarpması sonucunda kamyonetin yan yatması nedeniyle meydana gelen kazada kamyonetin açık kasa kısmında yolcu olarak bulunan ... ve ...'in ölümüyle, kamyonetin içerisinde ve açık kasa kısmında yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 07... plaka sayılı kamyonet sürücüsü olarak sanık ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-a maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, kovuşturma aşamasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.06.2018 tarihli raporunda; Sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 07... plaka sayılı açık kasa kamyoneti ile uygunsuz şekilde aracın açık kasasına bindirdiği yolcularla sathi kaplamalı zeminde seyri esnasında olay mahalline geldiği esnada hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, olay mahallindeki virajlı kısımda karşı istikametten geldiğini gördüğü traktör nedeniyle aracını yolun sağına yanaştırdığı esnada hızının da etkisiyle aracını mucura kaptırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıktığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu, açık kasa kamyonette uygunsuz şekilde yolculuk yapan yolcuların her birinin kendi ölüm ve yaralanmasında alt düzeyde tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ...'in ... ve ...'in ölümüyle, mağdurlar ...'nın, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, 6. derecede kırık oluşacak, duyu ve organlarından birinin (göz) fonksiyonunun daimi kaybına neden olacak şekilde, ...'nın, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 6. derece kırık oluşacak şekilde, mağdur ...'in hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 3. derecede kırık oluşacak şekilde, mağdur ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 4. derecede kırık oluşacak şekilde, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 2. derece kırık oluşacak şekilde yaralanmaları ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanığın yeterli trafik levhası, asfalt çalışması ve sathında gevşek malzeme bulunan yolda, azami hız sınırı limitinin 50 km/s olmasına rağmen, hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan hızlı bir şekilde araç kullanmak suretiyle neden olduğu kazada kusurunun basit taksiri aştığı, bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda "... sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinden sanık ...'in asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olması, ölenlerle akrabalık ilişkisi, olay sırasında yaralananların sanık hakkında herhangi bir şikayetlerinin bulunmaması ve sanığın hatır taşımacılığı yaptığı sırada olayın meydana gelmesi nazara alınarak TCK'nın 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan daha az uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, istinaf incelemesi sırasında aldırılan bilirkişi raporuna göre sanığın hızının olay sırasında 59,1 km/s olduğunun belirtilmesi nedeniyle sanığın olay sırasındaki hızının bilinçli taksir kabul edilebilecek şekilde çok fazla olmadığı, somut olayda sanığın sevk ve idaresindeki açık kasa kamyonetin kasa bölümünde yakın akrabaları olan müteveffalar ve mağdurları istiflenmiş şekilde taşımasının sözkonusu olmaması, ayrıca gerçekleşen netice öngörülebilir ise de sanık tarafından öngörülmüş olduğuna ve buna rağmen sanığın şansına veya başka etkenlere güvenerek hareketini sürdürdüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve belirlemenin bulunmaması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının somut olayda oluşmadığı" gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık ...'in suç tarihinde kendisine ait açık kasa kamyonet ile piknik yapmak amacıyla araç içinde ve kasa kısmında taşıdığı toplam 10 kişi ile gündüz vakti, saat 10.30 sıralarında iki şeritli, iki yönlü, sathi kaplama yolda, yerleşim yeri dışında seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağ taraftan banketten aşağı düşerek yol dışına çıkması sonucunda kayaya çarparak durabildiği, kamyonetin yan yattığı ve aracın açık olan kasa kısmında bulunan kişilerin savrularak yere düştükleri, aracın kasa kısmından düşen şahıslardan ... ve ...'in ölümüyle, aracın açık kasa kısmında ve içerisinde bulunan 5 kişinin ise nitelikli şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporu ile sanık ...'in asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, Karayolları Trafik Kanununun 65. maddesine ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 130. maddesine aykırı olarak araç sürücüsü sanık ...'ın açık kasa kamyonetin arkasına, istiap haddi üzerinde, tedbirsiz ve kurallara aykırı olarak yolcu bindirmesi suretiyle gerçekleşen eyleminde bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 5. fıkrasında “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz" hükmü gereği mağdurlar ...'nın, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, 6. derecede kırık oluşacak ve duyu ve organlarından birinin (göz) fonksiyonunun daimi kaybına neden olacak şekilde, ...'nın, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 6. derece kırık oluşacak şekilde, ...'in hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 3. derecede kırık oluşacak şekilde, ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 4. derecede kırık oluşacak şekilde, ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 2. derece kırık oluşacak şekilde yaralanmalarının da göz önüne alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§