"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1557 E., 2019/1583 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Hakkında kendisine yüklenecek atfı kabil kusuru olmadığından beraat kararı verilen sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmadığından, hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafii ve katılanlar vekili açısından 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılanlar ..., ..., ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 63, 53/6 maddeleri uyarınca uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63, 53/6 maddeleri uyarınca uyarınca 8 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... müdafiinin istinaf talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, sanık ... müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, hükmedilen cezanın fazla olduğuna, ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; beraat hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin olmadığına, kazaya ölen otomobil sürücüsünün neden olduğuna, keşif yapılması gerektiğine, ilişkindir.
Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince hüküm usulden bozulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince hükümde değişiklik yapıldığına, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna, yeniden keşif yapılması gerektiğine, sanık ... açısından olası kast koşullarının oluştuğuna, hükmedilen cezanın az olduğuna, ceza takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine, kazanın oluşumunda diğer sanıkların da bilinçli taksir düzeyinde kusurlu olduklarına, manevi tazminat talebi ile ilgili karar verilmediğine, ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'ın en üst sınırdan cezaya hükmolunması gerektiğine, beraat eden sanıkların da cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat: 08:30 sıralarında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında makam şoförü olarak görev yapan müteveffa ... yönetimindeki Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına ait 20... plaka sayılı resmi otomobil ile İzmir yolu istikametinden çevre yolu istikametine seyir halinde iken, olay mahalli olan kavşağa geldiği esnada, aracının sol ön kapı kısmıyla, seyir istikametine göre sol tarafındaki ... Tekstil istikametinden gelerek, kavşakta geçiş yapan sanık sürücü ... yönetimindeki 64... plaka sayılı kamyonun sağ ön kısımlarına çarpması ve akabinde sürüklenip bordür taşlarına çarpması ve bölünmüş yolun karşı tarafına sürüklenerek kamyonun otomobilin üzerine devrilmesi neticesi meydana gelen kazada, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı ... ve makam şoförü ...'nin hayatını kaybettiği, katılan ...'un ise BTM ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı olayda; olayın oluş biçimi ve dosya kapsamına uygun düştüğü değerlendirilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 22.09.2017 tarihli ve 05.12.2018 tarihli raporlarına göre müteveffa sürücü ...'nin alt düzeyde tali kusurlu; sanık sürücü ...'ın ise asli kusurlu olduğu; diğer sanıkların ise olayda kusurlarının bulunmadığı; tecrübeli bir kamyon şoförü olduğu anlaşılan sanık ...'ın olay bölgesinde bir süredir kamyonla yük taşıması ve dolayısıyla olay mahalli ve çevresini, ana yol-tali yol ayrımını, bölgedeki araç trafiğini çok iyi bilmesine; öte yandan istiap haddi üzerinde aşırı yük bulunan, lastikleri aşınmış kamyon ile tehlike anında ani hareket yapamayacağı ve zamanında fren tedbirine başvursa dahi duramayacağını bilmesine ve esasen "DUR" levhası bulunan tali yol üzerinde seyretmesine ve kamyonun görüş açısı ile sağdan gelen otomobili görmesine rağmen, hızını azaltmadan kavşağa girmesi ile kazanın meydana gelmesinde önemli derecede rol oynayan sanığın TCK'nın 22/3.maddesi kapsamında bilinçli taksirle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği kabul edilmiş, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 63, ve 62/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet, diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;
Sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizinin söz konusu hükümlerin gerekçesine yönelik olmadığı ve hükmü temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından Sanık Müdafii ve Katılanlar Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından Katılanlar Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların kusurlarının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddine, ancak;
Mahkemece kabul edilen oluş karşısında, sanıkların kusurunun olmadığının kabulü ile beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanıkların üzerine atılı suçu işlemedikleri gerekçesiyle CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2019/1557 Esas, 2019/1583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan "CMK'nun 223/2-b maddesi'' ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine ''5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.