"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3535 E., 2019/1320 K
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 maddeleri uyarınca 7'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafiinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna, iş yerinin izinsiz olmadığına, bu şahıs hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına, çöken istinat duvarının ... tarafından yapıldığına, sanıklar ... ve ...’ın spor tesislerin inşası ile bir ilgileri olmadığına, mağdurların zararlarının giderildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.01.20 13... :55 sıralarında Şırnak ili ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde sanıklara ait ruhsatsız olarak faaliyet gösteren ... halı saha isimli iş yerine ait istinat duvarının toprak kayması sonucu yanyana bulunan halı sahanın üst kısmına doğru devrilerek çökmesi sonucu ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in hayatlarını kaybettiği, ..., ... ve ... isimli mağdurların ise olay nedeniyle yaralandıkları, 29.01.2013 tarihinde gerekli analiz ve incelemeler için betondan numune alınmasına ilişkin Karot raporunun aldırıldığı, 11.04.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; yapılan analizler çerçevesinde istinat yapısının mevcut hali ile ilgili feni şartlara yeterince haiz olmadığının tespit edildiği, Şırnak Belediye Başkanlığının 06.01.2014 tarihli yazı içeriğine göre; ... halı saha isimli iş yerinin "İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının " bulunmadığının anlaşıldığı, sanıkların işletmenin ortakları olmaları sebebiyle olayda bir kusurlarının bulunup bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, 2014 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; sanıkların olay nedeniyle asli kusurlarının bulunduğu, olayda ölenlerin ise herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, 13.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıklardan ... ve ...'ın asli kusurlu, ... ve ...'ın ise tali kusurlu oldukları, ölenlerin ise bir kusurları bulunmadığının anlaşıldığı, sanıklar ... ve ... yönünden her iki rapor arasında çelişki meydana geldiği, çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiği, 08.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıkların iş yerlerine ruhsat almadıkları halde ruhsatsız iş yeri çalıştırmaktan dolayı ve kazaya sebebiyet veren istinat duvarı yapımını işin uzmanı olmayan kişilere projesiz şekilde yaptırmalarından dolayı sorumlu olmaları gerektiği kanaatiyle yargılamaya konu kazada asli kusurlu olduklarının belirlendiği, ölenlerin kaza nedeniyle bir kusurunun tespit edilemediği, son aldırılan bilirkişi raporunun 2014 tarihli bilirkişi raporuyla uyumlu olduğu, bu nedenle 08.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanıkların savunmaları dikkate alındığında, aynı suçtan yargılanan ve kusurlu olduğu iddia olunan sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak sanıkların ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeksizin,sanıklar müdafinin her dört sanık müdafii olarak duruşmaya katılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 1 52... sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.